HABER MERKEZİ – Son altı gün içinde ülke genelinde yüzü aşkın noktada protesto düzenlendiği, en az 8 göstericinin yaşamını yitirdiği ve onlarca yurttaşın gözaltına alındığı bildirildi.
Haftanın başında başkent Tahran’da esnaf ve yurttaşların öncülüğünde başlayan protestolar ve grevler, 2 Ocak Cuma günü itibarıyla altıncı gününe ulaştı. Güvenlik güçlerinin sokaklardaki yoğun varlığına rağmen eylemler; Nişabur, Sebzevar, Meşhed, Hemedan, Tahran, Zahidan, Fuladşehr, Yasuc, Kazvin ve Kum başta olmak üzere birçok kentte sürdü. Sahadan gelen bilgiler, pek çok noktada emniyet ve güvenlik güçlerinin toplanmaları engellemek için şiddete başvurduğunu ortaya koyuyor.
EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞİYOR
Protesto dalgası, ülkede ekonomik krizin tarihsel bir derinliğe ulaştığı bir dönemde patlak verdi. Döviz kurlarındaki sert yükseliş, borsa endekslerindeki çöküş ve hükümetin ekonomi politikalarına yönelik güven kaybı, çok sayıda işletmenin kapanmasına ya da faaliyetlerini askıya almasına yol açtı. Döviz kurunun 140 bin tümen sınırını aşması ve sermayenin görece daha düşük riskli alanlara yönelmesi, uzmanlara göre son dönemdeki toplumsal hoşnutsuzluğun temel nedenleri arasında yer alıyor.
Derlenen bilgilere göre yalnızca protestoların altıncı gününde, 13 eyalete bağlı 17 kentte eylemler kayda geçti. Zahidan’da cuma namazı sonrası sokağa çıkan kitleler, Üniversite ve Hayyam caddelerinde protesto sloganları attı. Merudşt’te ise protestolarda yaşamını yitiren bir kişinin cenaze töreni eyleme dönüştü; ilerleyen saatlerde kentteki İnkılap Caddesi’nde yeni protestolar gerçekleşti.
Fuladşehr’de, 1 Ocak akşamı protestolar sırasında güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Daryuş Ensari Bahtiyarvend için düzenlenen cenaze töreni, geniş halk katılımıyla yapıldı.
46 KENTTE 113 EYLEM
Altı gün içinde ülke genelinde 46 kentte en az 113 protesto eylemi düzenlendi. Bu eylemlerin 15’inin üniversitelerde gerçekleştiği belirtildi. Gösterilerde atılan sloganlar, ekonomik, toplumsal ve siyasal taleplerin geniş bir yelpazesini kapsarken, aynı zamanda yurttaşların İran devletine karşı biriken öfkesini yansıttı. Bazı kentlerde mezarlıklar ve protestolarda yaşamını yitirenlerin cenaze törenleri de direniş alanlarına dönüştü.
Birçok şehirde güvenlik güçleri protestocuları dağıtmak için biber gazı, saçma fişeği ve sert gözaltı yöntemleri kullandı. Kum’da çekilen görüntülerde güvenlik güçlerinin biber gazı kullandığı, bir yurttaşın ise elinde saçma fişeği kovanı tuttuğu görüldü. Tahran’ın Narmek semtinde bir kadın göstericinin gözaltına alınması sırasında rejim güçlerinin şiddet uyguladığı bildirildi.
Zahidan, Yasuc, Ferdis ve Hürremabad’da da biber gazı kullanımı ve ateş açıldığına dair haberler paylaşıldı. Kuhdeşt’te bir gösterici bacağından ağır yaralanırken, Merudşt’te seyir halindeki bir aracın herhangi bir uyarı yapılmaksızın hedef alındığı aktarıldı.
GÖZALTI DALGASI BÜYÜYOR
Altıncı günde gözaltı sayısının daha da arttığı bildirildi. Gözaltı sırasında darp edilen çok sayıda kadının da aralarında bulunduğu 15 kişinin Evin Cezaevi’ne sevk edildiği aktarıldı. Ayrıca Geçsaran ve Yasuc’ta 16 yaşındaki iki çocuğun gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürüldüğü öğrenildi.
Tahran, Bucnurd, İze, Zahidan, Kirmanşah, İlam ve diğer bazı kentlerde de onlarca yurttaş gözaltına alındı. Kimliği açıklanan gözaltındakiler arasında İman Ali Muradi, Ali Necefi, Muhammed Hasanvend, Bijen Kerimiyan, Muhammed Cevad Zarei, Ekber Dervişi, Aref Dervişi, Muhammed Hevasi, Sepehr Salihi, Emir Reufi, İhsan Meliki, Milad Kiyadi, Ferzad Şekuri, Ebu’l Fazl Şadfer, Muin Meliki ve Yezdan Bahti bulunuyor.
Öte yandan güvenlik kurumlarına yakın medya organları, gözaltındaki kişilere ait olduğu öne sürülen ve zorla alındığı belirtilen “itiraf” videoları yayımladı. Bu görüntülerin hangi koşullarda kaydedildiğine dair ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı.



