Enter your email Address

Cumartesi, Ocak 17, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Açıklamalar

Karasu: Mücadelemiz, Siyaseti Doğru Temele Oturtma Mücadelesidir

03/01/2026 - 10:06
içinde Açıklamalar, Haberler, Kurdistan, Manşet, Önemli Başlıklar, Ortadoğu, Röportajlar, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 18 mins read
A A
Karasu: Mücadelemiz, Siyaseti Doğru Temele Oturtma Mücadelesidir
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair tartışmaların odağında yer alan muhalefetin tutumu, Meclis’in rolü ve ikinci aşamaya geçiş başlıklarını Anf’ye değerlendirdi. 1 Ocak günü yaşamını yitiren Gazeteci-Yazar Hüseyin Aykol’u da anan Karasu, onun özgür ve demokratik Türkiye özlemini yerine getireceklerini söyledi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu ile röportajın ikinci bölümünü paylaşıyoruz:

Siz hareket olarak hem muhalefetin hem de toplumsal kesimlerin sürece katılımını çok önemsiyorsunuz, hatta aktif rol almalarını istiyorsunuz. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetimi, sürecin başında daha olumlu ve yapıcı bir yaklaşım sergiledi. Ancak İmralı’ya gidecek komisyona üye vermediler. Hatta “CHP’ye, Özel yönetimine müdahale edildi” iddiaları da var. CHP’nin şu anki yaklaşımı, sürece yaklaşımı nedir? CHP başta olmak üzere muhalefetin süreç karşısındaki pozisyonunu nasıl tanımlıyorsunuz?

Sorunuzun cevabına geçmeden önce, yaşamını yitiren değerli devrimci Hüseyin Aykol’u saygı, sevgi ve minnetle anıyor; yakınlarına, yoldaşlarına ve tüm sevdiklerine başsağlığı diliyorum.

Hüseyin Aykol hem bir dostumuz hem de bir yoldaşımızdı. Hüseyin Aykol tüm hayatını özgürlük mücadelesine adamış ve bu yolda bedel ödemekten çekinmemiştir. Türkiye’nin demokratikleşmesini Kürt halkının özgürlüğünde görerek yaşamının son 36 yılını aralıksız bir şekilde Özgür Basın içinde geçirdi. Bu duruşuyla Türkiye’nin gerçek bir yurtseveri ve devrimcisi oldu. Özgür basındaki çalışmalarıyla Kürt halkının özgürlük mücadelesinin sesi olurken, acılarına ve sevinçlerine de ortak oldu. 12 Eylül faşist askeri darbe döneminde zindanlarda işkenceyi yaşayan bir devrimci olarak, özgürlük tutsaklarının sesini yazılarıyla herkese duyurdu. Türkiyeli sosyalist, devrimci, gazeteci ve yurtsever nasıl olunur denilirse; Hüseyin Aykol yoldaşın duruşu ve mücadelesi örnek olarak gösterilecektir. Kürt halkı, gerçek Türkiye yurtseverleri, mücadele arkadaşları, Özgür Basın ve onun eğitiminden geçen Kürt gazeteciler Hüseyin Aykol’u unutmayacak, unutturmayacak. Biz de yoldaşları olarak onun özgür ve demokratik Türkiye özlemini yerine getirme sözümüzü yineliyoruz.

MÜCADELEMİZ, SİYASETİ DOĞRU TEMELE OTURTMA MÜCADELESİDİR

Dünyanın her yerinde çatışma çözümlerinde toplumsal destek önemli görülür. Çözüm iradesi olan iktidarlar toplumsal desteği artırıcı politika izlerler. Bu açıdan tüm muhalif kesimlerin de çatışma çözümüne destek vermesi için özel çaba gösterirler. Kuşkusuz bir çözümü on yıllardır isteyen bir hareket olarak toplumsal desteğin oldukça fazla olması anlayışıyla hareket ediyoruz. Özellikle demokrasi güçlerinin desteğini çok önemli görüyoruz. Çünkü Kürt sorununun çözümü ile demokratikleşmenin etle tırnak gibi olduğunu düşünüyoruz. Bu açıdan tüm toplumsal kesimlerin bu sürecin destekçisi olmasını hedefliyoruz.

CHP’nin de Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme çabasında rol alması önemlidir. CHP, Türkiye’nin kurucu partisidir. 30 yıl kadar tek parti olarak iktidarda olmuştur. Bu açıdan Kürt sorununun var olmasında CHP politikalarının rolü çoktur. Ancak Türkiye’deki sosyalist sol dışında Türkiye’deki diğer siyasi akımların da Kürt sorununda farklı politikaları olmamıştır. Kürt sorununun çözümsüz kalmasında bu siyasi durum büyük etkide bulunmaktadır. Bu açıdan Türkiye gerçeğinde siyasi alanda değişim yaratmak çok önemlidir. Kürt sorununun çözümsüzlüğü siyasi alanı rehin almış durumdadır. Bu yönüyle bizim mücadelemiz aynı zamanda Türkiye’deki siyaseti de doğru temele oturtma mücadelesidir.

CHP uzun yıllar tek parti olduğundan birçok siyasal eğilimi içinde taşımıştır. Öte yandan Batı modernitesinin etkisinde olan bir parti olmuştur. Bir yönüyle partinin bu politik duruşu toplumla ilişkilerini olumsuz etkilerken, diğer yandan Batı’nın bazı olumlu özelliklerinden de etkilenmiştir. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti’nin ve onun devamı olan Adalet Partisi’nin sağcı görülmesi CHP’yi onlarla kısmen sorunlu hale getirmiştir. Özellikle Adalet Partisi’nin 1968 kuşağı devrimci gençlere karşı olumsuz tutumu ve Denizlerin idamında aktif rol oynamaları, sol kesimin 12 Mart sonrası CHP’yi desteklemesi gibi bir durum ortaya çıkarmıştır. 1970’li yılların çatışma ortamında CHP’nin bazı sol söylemlerde bulunması, CHP içinde bir demokratik damarın ortaya çıkmasını beraberinde getirmiştir.

Demokrasi güçleri ve Kürt halkı da bu durumu CHP’yi demokratikleşme yönünde teşvik etme yaklaşımı içinde olmuşlardır. CHP de son zamanlarda Kürt halkı ve demokrasi güçlerinin desteğini almak için Kürt sorununun varlığından ve çözülmesi gerektiğinden söz etmiştir. Ne var ki Kürt sorununun çözümü konusunda somut tutum alma durumu kendini dayatınca CHP’nin içindeki Kürt’ü soykırıma uğratmayı hedefleyen eğilim başını kaldırmıştır. Dili, kimliği ve kültürü ile ayrı bir halk olma gerçeğine karşı gerici bir duruş içine girmişlerdir. Klasik inkarcı ve Kürt’ü Türklük içinde eritme zihniyetinde olanlar, kendilerini dayatarak CHP içindeki demokratik eğilimi ve duruşu geriletmişlerdir. Her ne kadar bazıları bu durumu AKP karşıtlığıyla açıklasalar da Türkiye’nin en temel sorununda böyle bir izah yapılması kabul edilemez. Sadece CHP içindeki bu gericiliği örtmenin argümanı yapılmaktan başka bir anlam taşımaz.

Kuşkusuz bizler de AKP iktidarının sürecin toplumsallaşması için sorumluluklarını yerine getirmediğini söylüyoruz. Ancak CHP’nin AKP’yi gerekçe göstermesi, tutumlarını izah etmez. Halbuki Kürt sorununda doğru ve aktif tutum alsaydı, temel demokratikleşme konusundaki bu yaklaşımıyla demokrasi isteyen toplumda etkisi artar, gerçek bir iktidar alternatifi haline gelirdi. Tek parti dönemi sonrası iktidara gelen tüm partiler, ilk önce demokratikleşmeye vurgu yapmışlardır. Buna AKP iktidarı da dahildir. Bu açıdan CHP’nin şu anki tutumu tarihi bir fırsatı kaçırmayı ifade etmektedir. Eğer CHP mevcut süreç konusunda önümüzdeki dönemde olumlu rol oynamazsa demokrasi ve özgürlükler konusundaki söylemleri inandırıcılığını tümden kaybedecektir.

Bazı çevrelerin Önder Apo’nun muhatap alınmasından çok rahatsız oldukları da bu süreçte ortaya çıktı. Önder Apo dışında muhatap arayışları olan kişi ve çevreler var. Bu arayışların sizce nedeni nedir? Böyle bir tartışma içerisinde olanlar neyi amaçlıyor?

Önder Apo’nun muhatap alınmasından rahatsız olanların, başka bir Kürt’ün muhatap alınması ve Kürt sorununun çözümünü isteme gibi bir yaklaşımları yoktur. Bunlar Kürt düşmanıdırlar. Kürtleri bir siyasi irade görmek istemeyenlerdir. Öyle Kürt siyasi iradesi olarak tanıyacakları muhatap aramazlar. Zaman zaman bazı isimleri dillendirmeleri sadece Kürtler içinde kafa karışıklığı yaratmak içindir. Bunlar herhangi bir Kürt’e ve Kürt siyasetinin taleplerine de karşıdırlar.

Bu açıdan söz konusu çevrelerin rahatsızlığı Önder Apo’nun muhatap alınmasına değil; Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamını savunan birisinin muhatap alınmasınadır. Bu kesimlerin Kürt sorunu konusundaki yaklaşımlarına bakıldığında iradeli ve Kürtlerin temel demokratik haklarını isteyen ve savunan bir Kürt’ün muhatap alınmasını kabul etmeyenler oldukları görülür.

SİYASİ İRADE YÜZYILLIK POLİTİKADAN VAZGEÇERSE, KISA SÜREDE TARİHSEL KÜRT-TÜRK ÇÖZÜMÜ GERÇEKLEŞİR

Önder Apo 27 Şubat çağrısında bin yıllık Türk-Kürt ilişkilerine vurgu yapıyor ve “günümüzde çok kırılgan hal alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde yeniden düzenlemek esas görevdir” diyor. Bu konuda elbette ki hükümete ve devlete görevler düşüyor. Toplumsal alanda gerçek anlamda bir barışı sağlamak nasıl mümkün olabilir? Yeni toplumsal düzenleme hangi esaslar temelinde geliştirilebilir? Ön yargı ve engeller nasıl bir mücadele ile aşılabilir?

Ortadoğu’da halklar yüzyıllar boyu komşu olarak yaşamışlardır. Zaten ulus devletlerin oluşumuna kadar halklar bazı imparatorlukların siyasi egemenliği altında yaşamışlardır. Kürtler de bir dönem İrani imparatorluklar, bir dönem Arap İslam imparatorlukları, daha sonra da Osmanlı İmparatorluğunun siyasi egemenliği altında yaşamışlardır. İmparatorluklar için siyasi egemenliğinin kabul edilmesi yeterlidir. İmparatorluk içinde yaşayan her halk kendi dili, kültürü ve kimliğiyle yaşayabilir. İmparatorluklarda yerel otoriteler de kabul edilir.

Kürtler 1071 yılından itibaren Türklerle birlikte yaşamışlardır. Türk beylikleri ya da imparatorluklar içinde kendi kimliklerini koruyarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Kürtlerle-Türklerin ilişkileri yüzyıllarca ciddi bir sorun olmadan sürmüştür. Nitekim 19. yüzyılın başına kadar ciddi bir sorun yaşamamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu içinde Kürtlerin her bakımdan pozisyonu güçlü ve stratejiktir. Osmanlının Arap alanları ve Avrupa’ya yönelik yayılması da Kürtlerle iyi ilişkileri sonucudur. Osmanlı İmparatorluğu, bu gerçekliğin bilincindedir.

Osmanlının sorunlar yaşamasında Kürtlerle kurulan ilişki ve dengenin bozulmasının önemli etkisi vardır. Yüzyıllar boyu Kürtlerle kurduğu ilişkiye dayanarak güçlü olan Osmanlı İmparatorluğu dağılma sonrası Türkiye olarak ayakta kalmasını yine Kürtlere borçludur. Erzurum ve Sivas kongrelerinde Kürtlerin verdiği destekle Anadolu kurtulmuş, Türkler varlığını yeni Türkiye ile sürdürmüştür.

Önderlik Türkiye ile Kürt sorununun çözümünü isterken, bunu tarihsel Kürt-Türk ilişkilerine dayandırmaya çalışıyor. Kürt ilişki diyalektiği Türklerin bölgede var olmasının ana dinamiğidir. Böyle bir tarihsel gerçeklik var. Eğer bu tarih ciddiye alınır ve bu tarihe dayanılırsa yeniden güçlü Türk-Kürt ilişkisi kurulur. Bundan hem Türkler hem Kürtler yararlanır. Önderlik, bu zihniyetle demokratik ulus çözümünü kabul ettirmeye çalışıyor. Kürtler böyle bir çözüme hazırdır. Türk devleti ve siyasi güçler de tarihsel gerçekliğe dayalı böyle bir çözümü kabul ederlerse, böyle bir çözüm gerçekleşir. Türk halkının aslında Kürtlere bir karşıtlığı ve düşmanlığı yoktur. Ancak yüzyıllık politikalarla Türk halkı içinde Kürt düşmanlığı geliştirilmiş, Kürtlerin özgürlük talepleri Türk karşıtlığı olarak gösterilmiştir. Siyasi irade bu yüzyıllık politikadan vazgeçerse, kısa sürede tarihsel Kürt-Türk çözümü gerçekleşir. Hem de eskisinden daha güçlü olarak… Çünkü Kürtler şu anda Türkiye’nin her tarafına yerleşmişlerdir. Kuşkusuz Kürtlerin kendi dili, kimliği ve kültürleriyle özgürce yaşaması önündeki tüm engeller kaldırılırsa..!

ADIMLARIMIZIN HUKUKİ VE SİYASİ KARŞILIĞI OLMAZSA SÜREÇ TIKANIR

Önder Apo’nun, DEM Parti İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmede ve kamuoyuna verdiği mesajda ikinci aşamaya geçiş vurgusu var. İkinci aşama temel olarak neleri kapsıyor? İktidar temsilcilerinin de bu bağlamda açıklamaları var, ancak somut bir gelişme yaşanmadı. Devlet neden şu ana kadar beklentilere cevap vermedi? Hareket olarak siz süreci kolaylaştırıcı birçok adım attınız ama neden muhataplarınız adım atmıyor?

Kamuoyunun bildiği gibi, birçok önemli ve radikal adımlar attık. PKK’nin feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılması kararını aldık, Türkiye içinde ve sınır hatlarında çatışma riski olan alanlardan gerilla güçlerimizi çektik. Türkiye’nin artık bu süreci siyasi ve hukuki zemine taşıması gerekiyor. Bu adımlarımızın hukuki ve siyasi karşılığı olmalıdır. Barışın kalıcılaşması böyle gerçekleşir. Gerilla ve feshedilen PKK’nin kadrolarının hukuki durumu netleşmez ve özgür demokratik siyaset yapma koşullarını yaratacak yasalar çıkmazsa, bu süreç bir aşamada tıkanıp kalır. Bu nedenle Önder Apo, ikinci aşamaya geçilmesini istemiştir.

Bu aşama hem örgütsel yapıların, silah bırakanların hem de Kürtlerin hukuk içine alınacağı süreç olmaktadır. İkinci aşamanın sağlıklı ilerlemesi açısından Önder Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olması gerekir. Kürt sorununun başka bileşenleri de vardır. Önder Apo’nun bunlarla görüşüp onları çözüm sürecine dahil etmesi gerekir. Yine Türkiye’de birçok kesimin de bu sürecin parçası haline getirilmesi önemlidir. Bunun için de Önder Apo’nun bu çevre ve kişilerle görüşmesi, onların görüşünü de alması, çözümü güçlendiren çalışma olacaktır.

İktidarın attığımız adımlar karşısında ikinci aşamaya geçmemesi, ister istemez iktidarın niyeti ve amaçları konusunda sorgulama yaratıyor. İktidarın süreç karşıtı güçleri gerekçe yapması da inandırıcı değildir. Aslında açık süreç karşıtlığı yapanlar marjinaldirler. Bunlar dışında toplumsal destek artırılabilir. Ancak AKP iktidarı bu konuda gerekli politik yaklaşımları ortaya koymuyor. Bu nedenle kendi politikasının yarattığı yetersizlikleri gerekçe göstermesi doğru değildir.

Yeni yıl mesajlarında süreci sahiplendiklerini söylüyorlar. Bu süreçte iktidarın yapması gereken birçok şey varken yapılmaması, süreci sahiplenme söylemiyle örtüşmüyor. Devlet Bahçeli bile “bu süreç tek taraflı yürümez” dedi, “tek kanatlı uçuş olmaz” dedi. Bu açıdan iktidar, Meclis’te gerçekçi ve sorunun çözümüne yönelik yasalar çıkarılmasını sağlayarak, tüm toplumda sürecin başarılı olacağına dair inancı artırmalıdır.

Eğer bu temel sorun muhatapla çözülecekse, o zaman Önder Apo’nun özgür çalışır ve yaşar koşullara acil kavuşması gerekir. Bununla birlikte Devlet Bahçeli’nin söz verdiği umut hakkı konusu da gündeme konulmalıdır. AİHM ve Avrupa Bakanlar Komitesi de umut hakkının uygulanmasını istiyor. Bu tür kararlar, Türkiye anayasasına göre uyulması ve uygulanması gereken hukuki kararlardır.

ÖNDER APO’NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSU YASA ÇIKMADAN DA ÇÖZÜLEBİLECEK BİR KONUDUR

Kürt halkı, umut hakkı konusu ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün ikinci aşamada Meclis gündemine gelip gelmeyeceğini merak ediyor. Ancak DEM Parti heyetinin açıklamalarından, Önder Apo’nun fiziki koşullarında bir iyileşme yaşanmadığı anlaşılıyor. Bunun sebebi nedir?

Umut hakkı ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü konusu, aslında Meclis’te yasa çıkmadan da çözülebilecek bir konudur. Çünkü umut hakkı 25 yıldan sonra gündeme girer. Önder Apo 27 yıldır esaret altındadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararına dayanarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü sağlanabilir.

Öte yandan PKK feshedilmiş, silahlı mücadeleye son verme kararı alınmış. Bu durum tüm PKK’liler ve gerillalar için özel bir yasa gerektiriyor. Bu yasa birinci dereceden Önder Apo’yu da ilgilendiriyor. Çıkarılması gereken yasanın Önder Apo’yu da kapsaması gerekiyor. Feshedilen PKK yönetimini kapsayacak ama Önder Apo bunun dışında olacak! Bu olmaz. Zaten PKK yönetim ve kadrolarını, yine savaşçıları kategorilere ayırmak süreci tıkamak olur. Bu açıdan çıkarılacak özel yasa ya da geçiş yasasının sürecin ruhuna uygun ve sürecin başarılı olmasını sağlayacak nitelikte olması önemlidir. Yoksa Önderliğe düşmanlık yapanların, partisini feshedenlere ve silahlı mücadeleyi bırakanlara düşmanlık yapanların gürültülerine bakarak kararlar alınırsa o zaman bu süreç nasıl başarıyla ilerletilebilir? Biz her kesimi dinleyen Meclis’in ve sürece sahip çıkan aktörlerin sağduyu ile yaklaşıp doğru kararların çıkması yönünde irade ortaya koyacaklarını düşünüyoruz.

Önder Apo’nun fiziki koşullarında şu anda bir iyileşme yok. Sadece kaldığı yerin daha uygun hale getirilme çalışmaları olduğu yönünde bazı bilgiler yansımaktadır.

MECLİS’E YASA SUNULMASI AŞAMASINA GELMEK ÖNEMLİDİR

MHP komisyonu raporunu hazırladı. Diğer partilerin de raporlarını sunması sonrası komisyonun mutabık kaldığı hususların Meclis gündemine geleceği belirtiliyor. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla yasal, hukuki, idari ve siyasi bazı kanun teklifleri ve yasal düzenlemeler öneriliyor ancak nihai karar Meclis’te olacak. Sizin de hem Önder Apo’nun özgürlüğü konusunda hem de demokratik siyaset ve özgürlük yasalarının çıkması konusunda somut talepleriniz var. Meclisin bu aşamada nasıl bir rol üstlenmesi gerekiyor?

Her parti Meclis Komisyonu’na raporunu sundu. Meclis Başkanı komisyondakilerle diyalog içinde, Meclis’e bir yasa sunulacak. Kuşkusuz Meclis’e yasa sunulması aşamasına gelmek önemlidir. Esas olarak da bu yasanın nasıl bir içerikte olacağı önemli olacaktır.

Önder Apo on yıllardır sürekli Meclis’in devreye girmesini, Meclis’te oluşturulacak bir komisyonun bu soruna el atmasını istemiştir. CHP ve diğer partiler de bu sorununun Meclis’e taşınmasını istemiştir. AKP-MHP ittifakı da Meclis’in devreye girmesini kabul etmiş, bunun sonucu Meclis Komisyonu kurulmuştur.

Meclis’te komisyonun kurulması önemli bir adım olmuştur. Eksikleri olsa da önemli bir çalışma yürütmüştür. Şimdi bu çalışmaya denk bir yasa hazırlanması beklenmektedir.

Kuşkusuz bizim beklentimiz, attığımız adımları hukuki bir statüye kavuşturup demokratik siyaset yapma özgürlüğünün amasız ve fakatsız sağlanmasıdır. Sırrı Süreyya Önder, 27 Şubat çağrısını okuduktan sonra, “bunların gerçekleşmesi için hukuki ve siyasi gerekliliklerin yerine getirilmesi gerekir” demiştir. 27 Şubat çağrısı AKP-MHP ittifakı ve herkes tarafından olumlu görüldüğüne göre, o zaman 27 Şubat çağrısının gerçekleşmesini sağlayacak hukuki ve siyasi gerekliliklerin Meclis tarafından yerine getirilmesi beklenir.

Meclis, şimdiye kadar Kürt sorununda sadece olumsuz rol oynamıştır. Kürt inkarını ve Kürtlerin Türkleşmesini sağlayan ya da bunların sıkı uygulanmasını sağlayan yasalar çıkarmıştır. Gelinen aşamada pozitif rol oynaması beklenmektedir. Zaten bu rol oynanmadan, ne partiler gerçek anlamda siyaset yapan organlar olur ne de Meclis, sorunları çözen bir merci olur. Bu açıdan bu aşamayı, aynı zamanda siyasetin ve Meclis’in rüştünü ispatlayacağı aşama olarak görmekteyiz. Bu rol oynanmazsa siyaset ve Meclis toplumu aldatma kurumları haline gelir. Zaten Türkiye’nin temel sorunlarına el atmadığından Türkiye’de partilere ve siyasetçilere güven çok azalmıştır.

DEVAM EDECEK…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

Nûçe Ciwan Panorama 2025

Sonraki Yazı

İran’da Protestolar 6’ncı Gününde: En Az 8 Eylemci Yaşamını Yitirdi

Sonraki Yazı
İran’da Protestolar 6’ncı Gününde: En Az 8 Eylemci Yaşamını Yitirdi

İran’da Protestolar 6’ncı Gününde: En Az 8 Eylemci Yaşamını Yitirdi

KJAR: İran’daki Sorunların Çözümü Demokratik Bilinçtir

KJAR: İran’daki Sorunların Çözümü Demokratik Bilinçtir

Manşet

  • Petrol Mühendisliği Öğrencilerinden Şexmeksûd ve Eşrefiyê Direnişi İçin Açıklama
  • Çeteler Dêr Hafir’ı Ağır Silahlarla Bombalıyor
  • Mersin’de Gençlerden Rojava Saldırılarına Karşı Eylem
  • Wan’da Gençler Halep ve Rojava Saldırılarına Karşı Eylemde
  • Rojava’ya Saldırılara Karşı Êlîh’te Gençlerin Direnişi Büyüyor
  • İstanbul’da Yurtsever Gençler Rojava’ya Dönük Saldırıları Protesto Etti
  • Berlin’de ki Gençler 19 Ocak’a Hazırlanıyor
  • Adana’da Kitlesel Rojava’ya Destek Yürüyüşü

En Çok Okunanlar

  • YENİLENDİ – TCŞ Üyesi Gençler Yeniden Yapılanma Konferansı’na Hazırlanıyor

    YENİLENDİ – TCŞ Üyesi Gençler Yeniden Yapılanma Konferansı’na Hazırlanıyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Wan’da Gençler Halep ve Rojava Saldırılarına Karşı Eylemde

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Xaçort’ta Yurtsever Gençlerden Rojava Eylemleri

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kürt Hacker Grubu 4RT3S’den Siber Eylem

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Mersin’de Günlerdir Süren Eylemler Büyüyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hamburg TCŞ: Katliama Karşı Direnişi Yükseltelim

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • İstanbul’da Yurtsever Gençler Rojava’ya Dönük Saldırıları Protesto Etti

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Rojava’ya Saldırılara Karşı Êlîh’te Gençlerin Direnişi Büyüyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Halep Direnişinde Şehit Düşen İç Güvenlik Üyesinin Kimliği Açıklandı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Êlîh’te Gençler Rojava Saldırılarına Karşı Alanda

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.