Enter your email Address

Cuma, Haziran 6, 2025
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

Varlık Vergisi, Varlık Fonu

05/01/2021 - 0:05
içinde Analiz, Haberler, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 6 mins read
A A
Cemal Şerik: Kapitalizm toplum değerlerine el koymadır
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ –

‘Varlık vergisi’ sözcük olarak Türkiye’de en çok 1942 yılında hükümet kurmakla görevlendirilen Şükrü Saraçoğlu döneminde kullanılmaya başlandı. Buna neden olan da aynı yıl içerisinde (11 Kasım 1942) meclise sunduğu ‘varlık Vergisi’nin kabul edilmesiyle birlikte yürürlüğe konulmuş olmasıydı. ‘Varlık Fonu’ ise Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan tarafından gündeme getirilerek uygulamaya konuldu. Nasıl ‘varlık vergisi’ zamanında en çok konuşulan sözcükler arasında yer almışsa, ‘varlık fonu’ sözcüğü de günümüzde aynı düzeyde kullanılır bir hale geldi.

Her iki sözcüğün farklı zamanlarda çok kullanılmasının nedenleri vardı. Bunların başında, farklı zamanlarda kullanılmış olmasına rağmen ortak bir karaktere sahip olmaları ve mal varlıklarının el değiştirerek üzerlerine yeni bir tekelin kurulmuş olması gelmekteydi.

Bu kanunlardan ilki İkinci Dünya Savaşı diğeri de Üçüncü Dünya Savaşı içerisinde çıkarılmıştır. Altların da imzası olan Şükrü Saraçoğlu ve R.T. Erdoğan’ın da benzer kişilik özelliklerine ve zihniyet yapısına sahip olmaları söz konusudur. Her ikisi de faşist ve kafatasçısıdır. Şükrü Saraçoğlu’nun o zaman dile getirdiği ‘ Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar … bir vicdan ve kültür meselesidir. ….. İsteğimiz sadece Türk milletinin hakimiyetidir’ sözleriyle R.T. Erdoğan’ın bugün sarf ettiği ‘Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan’ sözleri de var olan bakış açılarındaki benzerliği göstermektedir.

‘Varlık vergisi’ kanunu çıkarıldığında ‘olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek’ gerekçe olarak açıklanmış olsa da, hedefinde iç pazara hakim olan Müslüman olmayan toplukların elinde bulunan mülke/sermayeye el koymak vardı. İkinci Dünya Savaşı da böylesi bir kararın alınmasında son derece elverişli koşullar oluşturmuştu. Yapılan bu el koymalar sonucunda da neredeyse zamanın Türkiye bütçesine yakın bir meblağ elde edilirken, vergilerini ödeyemeyenlerde köle haline getirilerek kamplarda çalışmaya gönderilmişlerdi. Ancak bu ırkçı, faşist el koyma ve köleleştirme kararı uzun ömürlü olmadı. Uluslararası alanda yaşanan tepkiler karşısında daha yılını doldurmadan uygulanamaz hale geldi.

R.T. Erdoğan döneminde çıkarılan ‘Varlık fonu’ da aynı şekilde bir el koyma kanunu olma gibi bir özellik taşımaktadır. Fakat bu sefer hedefinde Müslüman olmayan toplulukların elinde olan mülke, sermayeye el koymak yoktur. Zaten daha önceki dönemlerde bu el koyma işleri büyük oranda tamamlanmıştır. R. T. Erdoğan’ın iktidarı döneminde muhalif olarak gördükleri sermaye sahipleriyle birlikte geriye kalanları da sonradan bir biçimiyle halledilmişlerdir. ‘Varlık fonu’ kanunuyla kâr getiren ‘kamu ortaklığı’ ya da ‘kamu kuruluşu’ olma özelliğine sahip olan bankalara, petrol, petro-kimya vb. işletmeler doğrudan R.T. Erdoğan’ın ve yardımcısı olarak belirlediği damadı Berat Albayrak’ın kontrolü altına alınarak, Sayıştay vb. dahil her türlü kurumsal yapıların denetimin dışına çıkarılmışlar ve Kürdistan halkına karşı yürütülen özel-kirli savaşın hizmetinde sınır tanımayan harcamalarının kaynağı haline getirilmiştir. Bu yönüyle bir nevi ‘örtülü ödenek’ statüsü içerisine alınmıştır. Sadece bununla da kalmayarak özel-kirli savaşın hizmetine sunduğu ‘Varlık Fonu’yla, Şükrü Saraçoğlu’nun yaptığının bir benzeri daha gerçekleştirilmiş ve yaptıklarının bir benzeri tekrarlanmıştır. Şükrü Saraçoğlu ‘Varlık Vergisi’adıyla Müslüman olmayanlardan el konulan servetin %70’ini bir devlet politikası olarak oluşturulmaya çalışılan ‘üst sınıfların’ varlıklarına eklerken, R.T. Erdoğan’da ‘Varlık Fonu’ ile de el değiştiren kamu mülklerinin tamamınıetrafında toplanan, özel-kirli savaş harcamalarının yapılmasında aracı olarak kullandıklarına devrederek; mal, mülk, para edinerek ‘varlıklılar’ sınıfına dahi olmalarını sağlamıştır. Bir başka deyişle de kendi ‘sermaye’darlarını oluşturmuştur. Ancak üzerinden fazla bir zaman geçmeden adeta dibi delik bir kova olan özel-kirli savaş harcamaları, ‘Varlık Fonu’na devredilen banka, endüstri, işletme vb.lerini zarar eder, açık verir bir hale getirmiş, Borsa İstanbul’da olduğu gibi hisseleri Katar vb. devletlere devredilerek daha farklı tartışmaların önünü açmıştır.

Gelinen aşamada, birbirine benzer iki farklı tarihte yürürlüğü konulmuş olsalar da, ‘Varlık Vergisi’ ve ‘Varlık  Fonu’ ortak özellikler ifade eden adeta bir madalyonun iki yüzü gibi olan kanunlar olarak Türkiye siyasal tarihi içerisinde yerlerini almıştır. ‘Varlık Fonu’da ‘Varlık Vergisi’ gibi çok kısa sürede deşifre olarak toplum nezdinde teşhir olmuştur. R.T. Erdoğan’ın kamera karşısına geçerek mali konularda yaşanan krizin nedenlerini soranlara, eleştirilerde bulunanlara yönelik verdiği cevapta; Kürdistan ve Türkiye halklarına karşı yürütülen özel-kirli savaşta kullandıkları mermilerin maliyetini sorur hale gelmesi de yaşadığı sıkışmanın bir göstergesi olarak yaşanmıştır. Mevcut durumda da özel-kirli savaş ‘Varlık Fonu’ dahil edilenleri de tüketerek geride bir şey bırakmamıştır. Bunun bir sonucu olarak da R.T. Erdoğan çok açık ve doğrudan uluslararası para piyasasının kapılarında el-avuç açar bir hale gelmiştir.

Sonuçta ‘Varlık Fonu’ yokluğun, konkordatonun adı olmuştur.

Cemal Şerik/Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

Yeni yılda yeni başlangıçlar yapmak

Sonraki Yazı

ÖZEL – Genç Gerillalar: Özgürlük dağlarda ve gerilla saflarında mümkündür

Sonraki Yazı
ÖZEL – Genç Gerillalar: Özgürlük dağlarda ve gerilla saflarında mümkündür

ÖZEL - Genç Gerillalar: Özgürlük dağlarda ve gerilla saflarında mümkündür

Boğaziçi öğrencilerinin kayyum rektör protestosuna polis saldırdı – YENİLENDİ

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine baskın ve gözaltı

Manşet

  • Şengal halkı bayram vesilesiyle şehitliği ziyaret etti
  • Uluslararası Kampanya: “Öcalan’ı ziyaret etmek istiyoruz”
  • ‘Zıplamayan Tayyipçi’ sloganı nedeniyle tutuklanan Sanatçı tahliye edildi
  • HPG-BİM: 3 işgalci cezalandırıldı
  • Tişrîn’de şehit düşen Hilala Zerîn üyesi anıldı
  • Önder APO tarafından 12. PKK Kongresi’ne gönderilen perspektif
  • Önder APO tarrafından PKK Kongresi’ne sunulan 4 madde
  • PKK kongresi sonrası anket araştırması: Karara destek yüzde 71,5

En Çok Okunanlar

  • PKK sonuç bildirisi açıklandı: PKK adıyla yürütülen çalışmalar sonlandırıldı

    Önder APO tarafından 12. PKK Kongresi’ne gönderilen perspektif

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • HPG-BİM: 3 işgalci cezalandırıldı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Önder APO tarrafından PKK Kongresi’ne sunulan 4 madde

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Tişrîn’de şehit düşen Hilala Zerîn üyesi anıldı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • ÖZEL – Mustafa Sarıkaya Şehit Çekdar Botan ve Şehit Lecwan Munzur’u anlattı – I

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Uluslararası Kampanya: “Öcalan’ı ziyaret etmek istiyoruz”

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Politik Rapor Serxwebûn’da: İnsanlıkta Israr Sosyalizmde Isrardır

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • ‘Zıplamayan Tayyipçi’ sloganı nedeniyle tutuklanan Sanatçı tahliye edildi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Genç Kadınlardan Pankart Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • İç ve Dış Tasfiyeciliğe Karşı 1 Haziran Eylemi ve Canlı Kalkan Eyleminde Gençliğin Rolü

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.