Enter your email Address

Perşembe, Ocak 29, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

Paris Katliamları: Yas, Direniş ve Hafıza

06/01/2026 - 9:29
içinde Analiz, Dergiler, Derinlik, Haberler, Manşet, Önemli Başlıklar, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 6 mins read
A A
Paris Katliamları: Yas, Direniş ve Hafıza
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ – Berfin Güneşin kaleminden;

Paris Katliamları: Yas, Direniş ve Hafıza

Bazı şehirler vardır; kendilerini özgürlüğün, aklın ve estetiğin başkenti olarak sunarlar. Paris, bu şehirlerin en iddialısıdır. Aydınlanma Çağı’nın, büyük devrimlerin ve sanat akımlarının beşiği olarak bilinir; bir anlamda modern Batı uygarlığının doğduğu yer olarak anlatılır. Ancak bu anlatı, hikâyenin yalnızca bir yanını öne çıkarır. Çünkü Paris, aynı zamanda sürgünlerin, komploların, istihbarat oyunlarının ve siyasi cinayetlerin de şehridir. Bu şehrin görünmez katmanlarında yalnızca resmî tarihlerin izleri değil, bastırılmış şiddetin, inkâr edilen deneyimlerin ve örtbas edilmiş gerçeklerin izleri de saklıdır.

‘Öteki’ ilan edilenlerin şehri

Aslında bu ikilik yalnızca Paris’e özgü değildir; modern ulus‐devletlerin inşa ettiği her büyük metropolün yapısında kodlanmıştır. Kent, iktidarın en sofistike yüzüyle en vahşi şiddet biçimlerini aynı sahnede sergilediği bir tiyatro gibidir. Paris, bu özelliğiyle akıl, ilerleme ve evrensellik iddiasındaki Batı uygarlığının sembolik merkezi hâline gelir. Bu medeniyet projesi, evrensellik ve akıl söylemleri üzerinden meşruiyet kazanırken, bu söylemin sınırlarını çizen ve onu şiddetle koruyan bir aygıtı da bünyesinde taşır. Şehrin görkemli bulvarları ve anıtları, bu evrenselci iddianın
mimari ifadesidir; ancak aynı bulvarların gölgelerinde, bu iddianın dışında bırakılan, ‘öteki’ ilan edilen ve hedef gösterilenlerin tarihi yazılır. Böylece şehir, kabul edilenler ile dışlananlar, görünenler ile görünmeyenler, hatırlananlar ile unutturulmak istenenler arasındaki ayrımın somut mekânı hâline gelir.

Öldürülen yalnızca yaşamlar değildi

9 Ocak 2013’te Paris’te olan tam da buydu. O gün, 10. Arrondissement’ da sıradan bir sokakta, küçük bir ofiste üç Kürt kadın katledildi: Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez. Bu şiddet zinciri, dokuz yıl sonra, 23 Aralık 2022’de Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi önünde üç Kürdün daha katledilmesiyle devam etti: Emine Kara (Evîn), Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl, aynı şehrin aynı karanlık mantığını bir kez daha sahneledi. Resmî dil buna “suikast” dedi; medya “faili meçhul” diye geçiştirdi. Oysa bu kelimelerin hiçbiri olan biteni karşılamaya yetmez. Paris’te öldürülen yalnızca yaşamlar değildi; hedef alınan, kadınların politik alanda söz sahibi olma, tarih yazma, geleceği şekillendirme ve bir halkın özgürlük mücadelesinde özne olma iradesiydi. Failin kimliği sorusu önemli olsa da, asıl cevaplanması gereken çok daha derin sorular vardı: Bu katliam neden işlendi? Hangi düşünce yapısının, hangi iktidar mantığının ürünüydü? Ve en önemlisi, bu şiddet bize bugünün dünyası hakkında ne anlatıyor?

Feminicide; politik bir teşhis

İşte tam bu noktada, Paris katliamlarını anlamlandırmak için “feminicide” (kadın kırımı) kavramı devreye girer. Bu terim, yalnızca kadınların cinsiyetleri nedeniyle öldürülmesini ifade eden “kadın cinayeti”nden farklıdır; teorik ve politik bir ayrım taşır. Latin Amerikalı feministler, bu kavramı devletin cinayetlerdeki yapısal sorumluluğunu ve cezasızlık politikalarını merkeze almak için geliştirmiştir. Feminicide, failin tetiği çeken birey kadar, şiddeti önlemeyen, soruşturmayan ve yasaları uygulamayan devlet aygıtını ve iktidar yapılarını da işaret eder. Paris örneğinde bu kavram, politik cinayetlerin neden “politik bir kadın kırımı” olarak okunması gerektiğini daha iyi anlamayı sağlar. Bu kavram, bireysel gibi görünen cinayetlerin derinlerde işleyen sistematik, yapısal ve tarihsel şiddetin sonucu olduğunu göstermeyi amaçlar. Feminicide bir suç kategorisi değil, politik bir teşhistir. Bize şu soruları sordurur: Devletler, hukuk sistemleri, medya kuruluşları ve toplumsal normlar bu ölümleri nasıl mümkün kılıyor? Bu cinayetler nasıl bireysel trajediler veya “faili meçhuller” olarak kodlanıp yapısal sorumluluktan kaçınıyor? Cezasızlık, bu şiddet rejiminin en güçlü müttefiki hâline nasıl dönüşüyor?

Varlığın denetime alınması

Bu sistemik şiddetin kökleri, kadının tarihsel olarak ilk sömürgeleştirilmesine, ataerkil devletli toplumlara geçişe ve ana tanrıça kültürlerinin yok edilmesine kadar uzanır. Mitolojik anlatılarda tanrıça Tiamat’ın tanrı Marduk tarafından yenilip bedeninin parçalanarak evrenin inşasında ham‐ madde olarak kullanılması, yalnızca bir iktidar mücadelesini değil, ataerkil düzenin kuruluş mitini ve dişil olanın yok edilerek erkek egemen bir dünyanın sembolik inşasını anlatır. Benzer biçimde Zeus’un bilgelik tanrıçası Metis’i yutarak onun bilgisini ele geçirmesi gibi anlatılar da kadının bilgi, beden ve varlığının şiddetle denetim altına alınmasının mitik örnekleridir. Bu hikâyeler, kadının ortadan kaldırılmasının bir düzen yaratma gerekçesiyle meşrulaştırıldığı feminicide mantığının erken örnekleridir.

Temizlik ve düzenleme operasyonu

Ve 17. yüzyıl Avrupası’nda gerçekleşen cadı avları, bu ideolojik temel üzerine inşa edilmiş somut tarihsel süreçlerin en korkunç örnekleridir. Bu avlar basit bir dinsel bağnazlık veya halk çılgınlığı değildi; yükselen kapitalist pazar ekonomisi, merkezi ulus‐devlet ve katı ataerkil aile yapısı için bir “temizlik” ve düzenleme operasyonuydu. Hedef, kadının bağımsız rolünü, şifacı bilgisini, ekonomik özerkliğini ve bedeni üzerindeki otonomisini kırarak onu ataerkil kapitalist düzene tamamen itaat ettirmekti. Cadı avları, eril tahakkümün devlet şiddeti ve toplumsal linç mekanizmalarıyla yeniden uygulanmasıydı.

21. yüzyılın en politik cinayeti

Bugün de aynı mantık işler: İtaat etmeyen, sözünü yükselten, örgütlenen, hafıza taşıyan ve sınırları aşan kadınlar, sistem tarafından tehlikeli bir tehdit olarak işaretlenir. Onların ortadan kaldırılması, devletin ve eril tahakkümün “bekası” adına “meşru”, “elzem” ve en nihayetinde “vazgeçilmez” görülür. Paris’teki katliam, binlerce yıllık bu yapısal şiddet mirasının, 21. yüzyıl liberal demokrasi iddiasındaki bir metropolde aldığı en çıplak ve politik biçimlerinden biridir.

Kaynak: Newaya Jin

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

Kalkan: İran’daki Olaylar Jin Jiyan Azadî Devriminin Bir Devamıdır

Sonraki Yazı

Aralık Ayı Şiddet Çetelesi: 28 Kadın ve İki Çocuk Katledildi

Sonraki Yazı
Aralık Ayı Şiddet Çetelesi: 28 Kadın ve İki Çocuk Katledildi

Aralık Ayı Şiddet Çetelesi: 28 Kadın ve İki Çocuk Katledildi

TCŞ Yeniden Yapılanma Konferansı 24 Ocak’ta Paris’te

TCŞ Yeniden Yapılanma Konferansı 24 Ocak’ta Paris’te

Manşet

  • KJK: Rojava ve İran’da Soykırıma Karşı Halkların Direnişi Tarih Yazıyor
  • Berlin’de Gençler Rojava Saldırılarını Protesto Etti
  • Lozan Antlaşması’nın imzalandığı binaya Rojavayı Savunun yazılı pankart asıldı
  • Fankfurt’ta Rojava ya Yönelik Saldırılar Protesto Edildi
  • Kerkük’lü Genç Rojava Direnişinde Şehadete Ulaştı
  • Wan’da Yurtsever Gençlerden Rojava İçin Eylem
  • “Rojava Direnişi’nden Kesitler”
  • Münster’de Binlerce Kürdistanlı Rojava İçin Alanlara Çıktı

En Çok Okunanlar

  • Bern’de Rojava Nöbet eylemi gençler ve Kurdistanlılar öncülüğünde devam ediyor

    Bern’de Rojava Nöbet eylemi gençler ve Kurdistanlılar öncülüğünde devam ediyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • YPJ, Şehit Komutan Sîdar Efrîn’in Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Tevgera Ciwanên Şoreşger Şehit Karker ve Şehit Brûsk’u Andı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Yurtsever Genç Kadınlar Öncülüğünde Gever’de Rojava Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Enternasyonalist Gençler Sınır Dışı Edildi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • TekoJIN, Ögrenciler ve YUNA’dan Rojava Üzerine Seminer

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Stuttgart’ta Devrimci Gençlik Rojava için Alanlardaydı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Êzidî Gençlerden Rojava İçin “ROJPERESTIM” Şiiri

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD, 10 Şehidin Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.