HABER MERKEZİ – PAJK (Partiya Azadiya Jinên Kurdistanê) Koordinasyonu, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkına yönelik artan saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak Rojava halkının yanında olduklarını duyurdu. Açıklamada, saldırıların Kürt halkına teslimiyet ya da ölüm dayattığı, Rojava direnişinin ise özgür yaşam ve onur mücadelesinin sembolü olduğu vurgulandı. PAJK, halkın, kadınların ve gençlerin Rojava’ya sahip çıkarak direnişi güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
PAJK Koordinasyonu’nun açıklaması şöyle:
Rojava günlerdir büyük bir saldırı altında ve direniş içinde. Bu direnişin tüm şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile başlayan, Reqa, Dêrazor, Kobanê, Şeddadê, Hesekê ile devam eden saldırılar Kürt halkına karşı yapılan soykırım saldırılarıdır. Rojava’yı tümden tasfiye etme saldırısıdır. Halkımıza ya teslimiyet ya ölüm dayatılıyor. Kürt halkı, özelde Rojava halkımız direnişin sembolü olarak direnmek ve özgür yaşamaktan başka tutumunun olmayacağını Rojava’nın her yerinde tüm dünyaya ilan ediyor. Oradaki seferberlik çağrısı tüm halkımıza, gençlerine ve dostlarımıza yapılan bir çağrıdır.
Rojava tüm insanlığı DAİŞ vahşetinden ve zulmünden kurtarmak için kendini siper etti, 12 bin şehit verdi. Ortadoğu’ya dayatılan savaş ve katliamlara karşı bölgede barışı, kardeşliği, demokrasiyi savundu. On dört yıldır Kürt, Arap, Süryan, Ermeni ve tüm halkların demokratik temelde bir arada yaşadığı, kadın erkek eşitliğine dayalı, özgürlükçü bir sistem inşa etti. Bir kadın devrimi olan Rojava devrimi bugün büyük bir saldırı altındadır. Rojava’daki tüm kadınlar, halklarımız katliamla yüz yüzedir.
Şam yönetimi ve Rojava yönetimi arasında 10 Mart mutbakatının uygulanması için görüşmelerin yapılmasına, hem Halep’te hem Fırat’ın batısında ateşkes kararı alınmasına rağmen tüm çete grupları Suriye ordusu adı altında QSD güçlerine karşı saldırtıldı. Şimdiye kadar 10 Mart mutabakatına uyulmamasını gerekçe yaparak sürekli kışkırtıcı bir dil kullanan Türkiye devleti bu saldırı planının içinde olduğunu ortaya koymuştur.
6 Ocak’tan bu yana başlatılan bu soykırım ve Rojava’yı işgal saldırısının uluslararası plan dahilinde devreye konulduğu açıktır. Uluslararası güçlerin bu saldırılar karşısındaki sessizliği, hatta Şam’ın saldırılarına cesaret veren açıklamaları Kürt halkı üzerinde ikinci bir Lozan’ın planlandığını ortaya koymaktadır. Bu saldırıların planlayıcısı ve yönlendiricisi Türkiye devletidir. Bu da gösteriyor ki asıl saldırı Türkiye’de Önderliğimizin ısrarla yürütmeye çalıştığı Barış ve Demokratik Toplum sürecine de dönüktür. Rojava’da halkımız, kadınlar katliamdan geçerken Bakur’da böyle bir sürecin yürüyemeceği de anlaşılmalıdır.
Halkımıza karşı yeni bir karanlık komplo devrededir. Bu büyük komplo Ortadoğu’nun, halkların kardeşçe bir arada yaşama iradesinin ve sisteminin tasfiye edilmesine dönük bir komplodur. Halkımızın Kürdistan’ın ve dünyanın her yerindeki direnişi bu komployu yenilgiye ulaştıracaktır.
DAİŞ’e kılık değiştirerek iktidara getiren güçler bu komplonun planlayıcısıdır. ABD nasıl ki Afganistan’ı Taliban’a bıraktıysa Suriye’yi de DAİŞ artıklarına bırakarak tüm kadınların ve halkların katliamına onay vermiş oluyor. Suriye’de böyle bir iktidarın ve gücün denetiminde kimsenin yaşam garantisi yoktur. Kadın düşmanı bu katiller DAİŞ’in yenilgisinin intikamını Rojava halkından ve kadınlardan almak istiyorlar. Bunu tüm dünya görüyor ve izliyor. Halep’te Deniz yoldaşa, halkımıza karşı yapılanlar asla unutulamaz. Biz unutmayacağız. Kadınların Suriye’de, Rojava’da özsavunmasız kalmasının söz konusu olmayacağı bir kez daha ispatlanmıştır. YPJ öncülüğünde kadınlar nasıl DAİŞ’i yendiyse bugün de YPJ öncülüğünde kadınlar her yerde Rojava devrimini savunacak ve bu katil sürülerini tarihin karanlığına gömecektir.
Rojava elbet direnecek, onurunu ve varlığını koruyacak ve teslim olmayacaktır. Kürt halkı ve kadınlar bu soykırıma göz yummayacaktır.
Rojava’ya dayatılan komploya ve soykırım politikalarına karşı tüm kadınları, halkımızı, enternasyonal dostlarımızı, kadın hareketlerini ve duyarlı, demokratik insanlığı Rojava’yı savunmaya çağırıyoruz. Tüm kadınlar ve gençler Rojava’yı sahiplenmeli, her türlü eylemle direnişe güç katmalıdır.Bakur’dan Başur’a, Avrupa’ya tüm halkımız, Kürt halkının göz bebeği, vicdanı ve özgürlük sembolü olan Rojava için seferber olmalıdır.
Kürt halkının tüm gençleri ayakta olmalı, Rojava’yı her yerde savunmalıdır. Rojava’da DAİŞ’e karşı direnişte yer alan tüm enternasyonal kesimleri ve örgütleri Rojava devrimine sahip çıkmaya ve direnişe katılmaya çağırıyoruz.
Gün ulusal birlik ve halkını, Rojava’yı savunma günüdür. Gün varlığımıza, onurumuza, on binlerce şehitle gelişen devrime sahip çıkma günüdür.
Gün kadın özgürlükçü demokratik ekolojik sistemi ortadan kaldırmaya çalışan DAİŞ zihniyetine ve ortaklarına karşı direniş günüdür.
Bir kez daha saldırılar başladığından bu yana her yerde eylemde olan halkımızı ve halkın savunması için fedakarca direnen tüm kahraman savaşçıları selamlıyoruz. Halkımızın ve onun kahraman savunma güçlerinin direnişi bu planları boşa çıkaracak, Kürt halkının özgürlüğünü güvenceye alacak ve zafere ulaşacaktır.”



