HABER MERKEZİ – Kemal Söbe’nin Kaleminden.
Kürtler Katledilirken Müslümanlar Neredeler?
Kürt halkının varlığı din kardeşliği adı altında Türklüğe ve Arap milliyetçiliğine kurban edildi. Normal şartlarda Kürt halkına din kardeşiyiz, kız alıp vermişiz diyen sözde müslüman Türkiye söz konusu Kürt halkının ulusal varlığı olunca dini imanı unutuyor. Arap hakkında da durum pek farklı değil Arap milliyetçiliği söz konusu olduğunda Kürt Halkının ulusal değeri unutuluyur. Acaba Kuran’da Kürtler Türk olmalı ya da Arap olmalı diye bir ayet varmı? Devrimci İslam’a göre Allah bütün halkları eşit koşullarda yarattı ve her halkın ulusal varlığını ve değerlerini Allah verdi. Bu durumda ne Türkiye’nin ne de Arapların Kürt halkına hak verme ve hak bağışlama gibi bir şey söz konusu olamaz çünkü her halk ulusal haklara doğal olarak doğuştan sahiptir. Kürt halkı sürekli Filistin halkının yanında yer aldı ve destek verdi ve Gazze’ye yönelik yapılan saldırılara karşı çıktı.
Türkiye’de de Gazze için sokaklara çıkan müslümanlar Halep’te ve Rojava’da katledilen Kürtler için ortada yoklar, tam tersi Türkiye tarafından Kürt halkına yapılan saldırıların arkasında duruyorlar destek veriyorlar. Kürt halkının ulus olarak var olma mücadelesi Kürdistan’ın bütün parçalarında terör olarak yaftalanıyor. Kürt halkının bir diğer adı da terörist oldu. Allah demek ki sadece Türklere ulus olma hakkı vermiş. Kıbrıs’taki KKTC adında bir kaymakamlık devleti kurmak Kıbrıs’ı bölmek olmuyor ama Suriye’de Kürt halkının ulusal varlığının kabulü Suriye’yi bölmek oluyor. Çin’in Uygur Türkleri için hak istiyen müslüman Türkler, Kürtlerin ana dilde eğitimine bile tahammül edemiyorlar. Sanki Kürtler Anadolu’ya Orta Asya’dan gelmişlerde Türklerin toprağında hak iddia ediyorlarmış gibi konuşuyorlar. Türkler Orta Asya’dan Anadolu’ya geldiler, Kürtler misafir ettiler, ekmeklerini paylaştılar, Anadolu’ya yerleşmelerine yardım ettiler.
Türkler Orta Asya’dan Anadolu’ya geldiklerinde toprak ve ekmek getirmediler. Dolayısıyla Anadolu’da Türklerin Kürtlere paylaşacak toprakları ve ekmekleri bulunmuyor. NATO’nun Türkiye’de onlarca üssü olmasına ve Türkiye ABD’nin ve Avrupa’nın avucunun içinde olmasına rağmen sanki Türkiye NATO ya ve batıya karşıyım gibi bir sakat zihniyet var. Soğuk savaş döneminde Sovyetler’e karşı Türkiye onlarca yıl boyunca NATO’nun kuklası ve ileri karakolu olarak işlev gördü. Kafası biraz çalışan biri, Kürt halkının ulusal mücadelesinin İsrail’le, ABD’yle ve Avrupa ile bir ilgisi olmadığını bilir ve anlar. Tam tersi ABD ve Avrupa, İsrail yıllarca Türkiye’yi destekledi PKK’ye karşı. Kürt Halk Önderini Türkiye’ye teslim eden ABD ve Avrupa İsrail’di. Türkiye gırtlağa kadar Avrupa İngiltere ABD bankerlerine borçludur. Kürt halkının İsrail, ABD ve Avrupa ile siyasi bir yakınlığı olsaydı yüz yıl önce Kürdistan kurulmuştu. Bir taraftan Gazze için yürüyen sözde müslümanlar diğer taraftan İsrail ile her türlü ticareti yapıyorlar. Silah yapımında kullanılan bir çok hammaddeyi İsrail Türkiye’den alıyor.
Türkiye’yi Yahudi sermayesi yönetiyor. Global Yahudi sermayesinin en çok kontrol altına aldığı ülke Türkiye olmuştur. Türkiye’de toplum apolitik ve eğitimsiz olduğu için, ülkeyi yönetenler aya köprü yapacağız deseler inanırlar. Kürt sorununun ne olduğunu hala bilmeyen bir toplumsal yapı var. Türkiye toplumuna göre Kürt sorunu yok, Siyonizmin Türkiye’yi bölme oyunları ve bu bölme oyunları için Kürtler maşa olarak kullanılıyormuş. Bu kadar aptalca bir zihniyet olamaz. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Türklerin ulusal sorunu varsa bunun için mücadele etmeyi Allah’ın verdiği bir hak olarak gören sözde müslümanlar Kürtlerin ulusal olarak var olmasını sürekli dış güçlerin oyunları olarak görüyorlar. Türkiye’de Türk halkının kültür sorunu olduğunu bizzat Türkiye’nin aydınları ve kimi siyasetçileri söylüyorlar. İşte bundan dolayı, Türkiye’nin demokratikleşmesi demek Türk halkının kültür ve bilinç seviyesinin gelişmesi demektir. Yüz yıllık yapay devşirme Türklük ve Emevilerlerin iktidar diniyle Türkiye’de insanların beyni zehirlenmiş durumdadır. Önder Apo, geçenlerde devrimci İslam’dan söz etti.
Devrimci İslam’la Orta Doğu’da insanlığın bütün sorunların çözümünün olabileceğini söyledi. Bazı çevreler bunu Kürt İslam sentezi gibi absürt bir şekilde yorumladılar. Gerçek İslam yaşındaydı Orta Doğu bugün cennet olmuştu ve demokrasi mücadelesi vermeye gerek kalmazdı çünkü peygamberlerin yürüttükleri mücadele o dönemlerin demokrasi ve özgürlük mücadelesiydi. Kapitalizmden kaynaklı yoksulluğu Allah’ın kaderi olarak gören bir toplumun Kürt halkının ulusal mücadelesini dış güçlerin oyunları olarak inanırlar. RTE, kaç yıl önce, ben gidersem ülke yıkılır deyince buna inanan bazı insanlar olduğunu bizzat gördüm. Her toplum ulus devletin etkisini yaşar ama Türk halkı bunu çok daha derince yaşıyor ve devlet Türk halkı için adeta baba olarak görülüp varlık yokluk sorunu yapılıyor. İşte bundan dolayı Türkiye’nin ve Türk halkının demokratikleşmesi gerekiyor.
Hakikati bulmak ve yaşamak için demokratik olmak olmazsa olmazdır. Çünkü Türkiye’deki İslam’da, laiklikte, müslümanlıkta, Türklükten hepsi yapay ve sahtedir, bundan dolayı Türkiye kangren olmuş. Türkiye’de gerçek bir müslümanlık olsaydı Kürt halkı ulus olarak var olma sorunu yaşamadı, Türkiye ve Arap devletleri Kürt halkının ulusal varlığına saygı gösterirlerdi. Çünkü gerçek din adaleti gözetir, herkesin hakkını verir. İslam’ın devrimci özüne uygun mücadeleyi Kürt halkı yürütüyor. Kürt halkı hiçbir zaman İslam’ı Kürtlüğe kurban etmedi. Bundan dolayı İslam’ın gerçek anlamda nasıl bir din olduğunu öğrenmek isteyenler Kürt halkının kardeşliğe dayalı mücadelesine bakarlar. Çünkü İslâm kelimesi Arapçada barış demektir. İslam milliyetçi değildir. Kürt halkının mücadelesinde bu berrakça görünüyor. Kürt halkı İslam’ın devrimci özünü temsil ediyor. Her gün halkların kardeşliği ve barış için bedel veren Kürt halkıdır.
Kemal Söbe



