HALEP – Halep’teki iki mahalleye saldırılar üçüncü gününde devam ederken İç Güvenlik Güçleri, “Gece bombardımanı ve boğucu kuşatma Şêx Maqsud ve Eşrefiye mahallelerinde şehit sayısını artırıyor” dedi.
8 ŞEHİT, 57 YARALI
Açıklamada şu bilgiler verildi: “Halep kentindeki Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerine, Şam hükümetine bağlı gruplar tarafından topçu, roket ve tank atışlarıyla birlikte insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırılar sonucu sivil şehitlerin sayısı 8’e, yaralıların sayısı ise 57 sivile yükseldi. Bu gruplar, üçüncü gün üst üste, sivillerin yaşadığı yerleşim alanlarını hedef almaya devam ederek, sivillere karşı sistematik ve kanlı bir tırmanışı sürdürüyor.
ZIRHLI ARAÇLAR VE BİNLERCE SİLAHLI KİŞİ
Gece saatlerinde söz konusu gruplar, halkın evlerinde bulunmasını fırsat bilerek mümkün olan en fazla can kaybına yol açmak amacıyla yerleşim mahallelerine yönelik bombardımanı yoğunlaştırdı. Aynı zamanda insansız hava araçlarının iki mahalle üzerinde uçuşu sürerken, yeni zırhlı araçlar ve tanklar bölgeye sevk edildi; aralarında yabancı uyruklu unsurların da bulunduğu binlerce silahlı kişi yığınağı yapıldı. Bu adımlar, kuşatmayı daha da sıkılaştırmayı ve insani baskıyı artırmayı hedeflemektedir.
HERHANGİ BİR İLERLEME SAĞLAYAMADILAR, ELEKTRİĞİ KESTİLER
Sahada ise bu gruplar, İç Güvenlik Güçleri’nin kahramanca direnişi sayesinde Kastillo hattında herhangi bir ilerleme kaydedemedi. Bunun üzerine, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak, elektriği kesme ve iki mahalleye gıda ile tıbbi malzemelerin girişini engelleme yoluyla toplu cezalandırma politikasına başvurdular.
RASTGELE BOMBARDIMAN, SİVİLLERİ AÇ BIRAKMA…
Şêx Meqsud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananlar, resmi kışkırtma örtüsü altında yürütülen, sivilleri doğrudan hedef alan; kuşatma, rastgele bombardıman ve aç bırakmayı, halkı boyun eğdirmek ve zorla fiili durum dayatmak için araç olarak kullanan örgütlü bir kanlı kampanyadır.
SONUÇLARDAN SORUMLU TUTUYORUZ
Bu saldırıların sorumluluğunu üstlenen tarafı ve ona siyasi ve fiili örtü sağlayan tüm güçleri, 1 Nisan Anlaşması’nın ihlali de dâhil olmak üzere bu suçların ve sonuçlarının tamamından sorumlu tutuyoruz. Bu saldırgan yaklaşımın sürdürülmesinin son derece tehlikeli sonuçlara yol açacağını vurguluyoruz.”



