BERLİN- Berlin’de Rojava Kafe kapsamında, TekoJIN ( Jinên Ciwan ên Têkoşer) öncülüğünde etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlikte Rojava Devrimi’nin tarihsel arka planı, Önder APO’nun rolü ve 15 Şubat 1999 uluslararası komplosunun günümüzde yaşanan saldırılarla olan bağlantısı ele alındı.
Tartışmalarda, Rojava Devrimi’nin ani bir gelişme olmadığı; Baas rejiminin yıllarca süren Araplaştırma, mülksüzleştirme ve inkâr politikalarına karşı örgütlü direnişin sonucu olarak ortaya çıktığı vurgulandı.
Etkinlikte, 2026 Ocak ayı itibarıyla Rojava’daki durumun ağırlaştığına dikkat çekildi. 6 Ocak’ta başlayan saldırılarla Kobanê’nin kuşatma altına alındığı, temel yaşam ihtiyaçlarının büyük ölçüde kesildiği ve insani durumun kritik boyutlara ulaştığı vurgulandı. SDF ile Suriye geçiş hükümeti arasında imzalanan anlaşmaların, siyasal kontrolün Şam lehine kaymasına yol açtığı ifade edildi.
Uluslararası güçlerin bu süreçte belirleyici rol oynadığı belirtilerek; ABD ve AB’nin merkezi devlet yapılarından yana tutum aldığı, Türkiye’nin ise İHA saldırıları ve desteklediği gruplarla özyönetim bölgelerini hedef aldığı dile getirildi. Askeri saldırılar, ambargolar ve Önder APO’ya yönelik tecridin aynı politik hattın parçası olduğu vurgulandı.
Etkinlikte, Rojava’ya yönelik saldırıların Demokratik Konfederalizm, kadın özgürlüğü ve öz yönetim fikrine karşı yürütülen kapsamlı bir komplo olduğu ifade edildi. Önder APO’nun fikirlerinin devrimin ideolojik temelini oluşturduğu ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi açısından fiziki özgürlüğünün hayati önemde olduğu vurgulandı.
Bu kapsamda, 14 Şubat’ta Strasbourg’da gerçekleştirilecek olan “Önder APO’ya Özgürlük, Rojava’ya Statü” yürüyüşüne katılım çağrısı yapıldı. Rojava’yı savunmanın, özgür ve demokratik bir toplum umudunu savunmak olduğu belirtildi.

