BEHDİNAN – PAJK (Partiya Azadiya Jinên Kurdistanê) Koordinasyon Üyesi Evîndar Ararat, PKK’nin 47’nci kuruluş yıldönümü vesilesiyle ANF ajansına değerlendirmelerde bulundu.
Ararat, PKK’nin tüm Kürt hareketlerinden farklı olduğunu ve bu farkın, kadın özgürlük sorununa yaklaşımından kaynaklandığını belirtti.
Önder Apo’nun halka dayanarak yürüttüğü mücadelenin, partiyi halklaşan bir yapıya kavuşturduğunu ifade eden Ararat, PKK kadrolarının hakikatle örülmüş çelikten iradeleri sayesinde yenilmez bir güç haline geldiğini kaydetti.
Ararat, Kürt halkının özgürlük mücadelesini bu yeni dönemde de demokratik siyaset yoluyla sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.
Evîndar Ararat’ın değerlendirmeleri şöyle:
“Partimiz PKK’nin kuruluşunu, başta Önder Apo’ya, dağlarda ve zindanlarda amansız koşullarda direnen yoldaşlara ve yurtsever halkımıza kutluyorum.
Önder Apo’nun da dediği gibi, ‘PKK sonu gelmemiş bir roman’ ve bu roman yazılırken her günü bir destan yazımı olan bir tarih anlayışıyla yazılmaya devam ediyor. PKK, anlam arayışı olmayanların sırrına eremeyeceği bir hakikat yoludur; bir efsane ve sürekli yeniden yazılarak tarihe mal olmuş bir romandır. PKK, kimsenin bugüne kadar cesaret edemediği şekilde Kürt halkının yazılmayan, yok sayılan tarihini, kimliğini, kültürünü, dilini ve özgürlük mücadelesini destansı bir şekilde yazmayı başaran tek harekettir.
Evet, Önderliğimizin çağırısıyla partimiz PKK tarihsel görevini yerine getirerek kendini feshetti. Fakat PKK, Kürt varlığını ve kimliğini tüm dünyaya kabul ettirdi. Kürdistan’ı sömüren ve tanımayan tüm devletlere Kürt gerçekliğini kabul ettirdi. PKK ile birlikte demokratik bir toplum inşası gerçekleşti. Yine PKK’nin kendi içinde, Önder Apo’nun felsefesi ile bir özgür kadın kimliği yaratıldı. Oluşan bu özgür kadın duruşu ile bir kadın devrimi gelişti ve bu, toplumsal bir gerçeklik olarak tüm dünyaya mal oldu.
‘PKK, KADINLARIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ ESAS ALMIŞ BİR PARTİDİR’
PKK’nin diğer tüm Kürt hareketlerinden veya isyanlardan farkı, kadına yaklaşımı olmuştur. PKK, Kürdistan’da devrime giden yolun kadın özgürlüğünden geçtiğine inandığı için, ilk baştan itibaren kadınların katılımını ve öncülüğünü esas almış bir partidir.
Maalesef günümüzde, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok yeri bir ateş çemberine dönüştürülmüş durumda. Her geçen gün kadınlar ve çocuklar bu ateş çemberinin daha fazla kurbanı oluyor. Böylesi bir dünya gerçekliği içinde, PKK gibi bir parti, kadın öncülüğünde toplumsal dönüşümü ve inşayı gerçekleştiriyor.
Elbette bu durum, dünyanın dikkatini çekiyor ve hatta dünya kadınlarına ilham kaynağı oluyor. Önder Apo, felsefesi ve pratiğiyle her açıdan farkını bu şekilde ortaya koyuyor.
‘RÊBER APO GÜCÜNÜ HALKTAN ALIYOR’
Rêber Apo’nun her zaman özgür bir yaşam arayışı olmuştur. Bu da onu özgür bir ülke arayışına götürdü. Doğru bir yaşam arayışı, Rêber Apo’yu güçlü yoldaşlık ilişkilerini inşa etmeye ve kadın ile erkek arasında ilkeli ve özgür bir ilişki geliştirmeye yöneltti. Neticede, bu arayışlar sonucunda Kürt halkı hatta tüm insanlık için örnek bir yaşam modeli geliştirdi. Bu da Rêber Apo’nun diğer Kürt ve dünya önderlerinden farkını ortaya koyuyor. Düşünün ki elinde hiçbir kaynak ya da maddi-manevi bir güç yok; sadece inandığı doğruların peşinden giderek yaktığı bir kıvılcım var.
Rêber Apo her zaman büyük bir inanç, güven, kararlılık ve eleştiri gücüyle devrimin yolunu açtı. Rêber Apo, yürüttüğü mücadeleyi halkın gücüne dayandırarak bu günlere geldi. PKK kadrolarını da bu gerçekliğe göre şekillendirdi.
Rêber Apo her zaman şunu söyler: ‘İnsan iradesi, atom silahından bile daha güçlüdür.’ Bu gerçeklik, PKK kadrolarının yenilmez çelikten iradesinin oluşmasındaki temel perspektif haline geldi. Bu hakikat ile örgütlenmiş kadrolarımız; Hakilerden, Saralara, Asyalardan, Rojgerlere, on binlerce şehidimiz PKK’yi yenilmez bir güç haline getirdi.
‘PKK ÖNDERLİKSEL BİR HAREKETTİR’
Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar uzun süreli ve kesintisiz bir mücadele yürütülmemiştir. Tabii, bu kadar ağır saldırılara maruz kalan başka bir örgüt de yoktur. Uluslararası çapta yoğun bir saldırıya rağmen hareketimiz, hem eşi görülmemiş bir direniş sergileyip hem de yürüttüğü mücadeleyi milyonlara ulaştırarak toplumsallaştırabilmiştir. Halklaşan bir PKK gerçekliği söz konusudur. Bunun için de halk yıllardır ‘PKK halktır, halk burada’ sloganıyla bu gerçeği haykırıyor.
PKK, dar bir militan kadro yapısından ibaret değildir. PKK artık bir halk gerçeğidir ve sadece Kürt halkıyla sınırlandırılamaz; evrensel bir yaşam felsefesine sahiptir. Yarattığı direniş kültürü, halkla ilişkisi, kadına yaklaşımı, toplumu örgütleme düzeyi, yürüttüğü diplomatik ilişkiler ve siyaset tarzı, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bu, sadece PKK ile açığa çıkan bir gerçekliktir.
Tabii şunun da altını çizmek gerekir: PKK, Önderliksel bir harekettir. Rêber Apo’da ifadesini bulan, felsefe, ideoloji, mücadele tarzı ve yaşam kültürü, PKK kimliğinde ve kadrosunda vücut buldu. PKK’yi kendi partisi olarak gören halkta da vücut buldu. Bunun içindir ki halk ayaklanmaları bu kadar güçlü gelişiyor ve düşmanın yoğun saldırılarına rağmen halkın iradesi kırılmadığı gibi, giderek büyüyen bir toplumsal mücadele açığa çıkıyor.
‘PKK İNSANLIK DEĞERLERİ AÇISINDAN TARİHİNİN EN GÜZEL MİRASIDIR’
Evet, PKK’yi resmi olarak feshetmiş olsak bile şunun çok iyi bilinmesi gerekiyor: PKK bir yaşam felsefesidir, bir ruhtur. PKK, halkların özgürlük çizgisidir; halkların birliğidir; tarihsel bir hafızadır; özgür Kürdün kimliğidir. PKK, köleleştirilmiş kadınların özgürlük yoludur. Bastırılmış, sindirilmiş ve ötekileştirilmiş kadınları irade haline getirerek devrimin öncüsü yapan harekettir.
PKK, kimsenin önünde durmaya cesaret edemediği insanlık düşmanı DAİŞ zebanilerini çıktıkları karanlığa gömme iradesine sahip bir insanlık hareketidir. Özgür Kürd’ü yok etmek isteyen faşist ve militarist yapıların her türden saldırısına karşı, çelikten iradeleriyle savaş tünellerinde direnen genç kadın ve erkeklerin sahip oldukları komünal yaşam ve yoldaşlığın adıdır PKK.
İşte bu nedenle, PKK resmi olarak feshedilmiş olsa bile toplumların, kadınların, gençlerin ve özgür-demokratik bir yaşam arayışında olanların tarihsel hafızasında her zaman yer alçak; mücadele tarzı, yarattığı yaşam kültürü ve felsefesiyle yaşamaya devam edecektir. Çünkü PKK, tarihe mal olmuş hakikatler bütünüdür. İnsanların yüreklerinde ve beyinlerinde asla silinmeyecek bir yer edinmiştir. PKK, insanlık değerleri açısından tarihinin en güzel mirasıdır.
‘DEMOKRATİK SİYASET YOLUYLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK’
Elbette bizler de PKK’nin yarattığı bu değerli miras üzerinden form değiştirerek mücadelemize devam edeceğiz. Felsefemiz belli, ölçülerimiz belli; mücadelenin tarz ve yöntemi değişebilir, örgütsel sistem ve form değişebilir. Ama Apocu ruh değişmeyeceği gibi hep canlı kalmaya devam edecek.
Bunun için de PKK, yeni bir stratejiyle, yeni bir form ve yeni bir mücadele tarzı ve yöntemiyle yeni bir döneme giriyor. Elbette bu süreç, kendi içinde çok ciddi riskleri de barındırıyor. Fakat Önderliğimiz, PKK’nin ve onun kadrolarının bu güce sahip olduğuna inanarak; yarım asırdır yürüttüğü mücadelenin halkta yarattığı etkiyi de bilerek, kimsenin cesaret edemediğine cesaret edip bu süreci başlatmıştır.
Dün olduğu gibi bugün de Kürt halkının özgürlük mücadelesi, bu yeni dönemde de demokratik siyaset yoluyla, demokratik ve özgür ulusu yaratma temelinde devam edecektir.”



