HABER MERKEZİ – Kemal Söbe’nin kaleminden.
Aralık 1978’de Maraş’ta Alevi Kürtlere Yönelik Yapılan Katliama İlişkin Bazı Notlar
Aralık 1978’de, Maraş’da, Alevilere, Alevi Kürtlere yönelik bir katliam yaşanıldı. Bu katliamı çoğu insan, mezhepsel bir olay olarak bilirler. Yani Sünnilerle Aleviler, arasında mezhepsel nedenlerden dolayı olay çıktığı bilinir. Aşırı sağcı-ülkücü kesimler, satırlarla, bıçaklarla, silahlarla Alevilere saldırıyorlar, sözde güvenlik güçleride seyrediyorlar. CHP, 1978’de hükümeti yönetiyordu, iktidardaydı ve başbakan Bülent Ecevit’di. Son yüzyılda ne zaman Alevilere, Alevi Kürtlere saldırı ve katliam olsa, CHP iktidarda ve devleti yönetiyor ama her nasıl oluyorsa, müdahele edemiyor. Katliama olay süsü veriliyor. Sanki iki mezhep arasında, dini ve mezhepsel sorunlardan kaynaklı bir olay ve çatışma olarak gösteriliyor. Katliamdan bir hafta önce, CIA’nın bir ajanı, ülkücülerle Maraş’da geziyorlar ve çeşitli görüşmeler yapıyorlar. Kendilerini vatan sevdalısı olarak gösteren bu ülkücü denen güruh çevrelerin, CIA ajanıyla, Maraş’da ne işleri olabilir ve ne yapıyorlardı?
Emperyalizmin eliyle Türkiye’deki sermayenin devreye girmesiyle vatanseverlik maskesi taktırılmış ülkücü denen bazı faşist çevreler, burada maşa olarak kullanılıp, mezhep kavgası süsü verilerek, Alevilere ve devrimci, demokrat, solcu çevrelere yönelik olarak bir katliam yapıldı. Maraş Alevilerin, Kürt Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları ve örgütlü oldukları bir şehirdi. Kürt Aleviler Maraş’da her bakımdan güçlü ve etkiliydiler. Alevilik tarihsel olarak zulme isyan ve mazlumların, ezilenlerin yanında yer almadır, hakkı ve adaleti savunmadır, komünal değerleri yaşamadır. Alevilerin bu komünal ruhu, yüzyıllar boyunca Ortadoğu’da, Anadolu’da, Mezopotamya’da ve on yılların Türkiye’sinde de, devam ediyor. Alevilerin bu devrimci-komünal ruhunu kendi sistemleri için tehlikeli bulan sermayeci-kapitalist haydutlar, emperyalizmin desteğini alarak, bazı faşist çevre ve çeteleri, mezhepsel ve dini sorunlar süsü vererek, Alevilere saldırttılar. Çünkü Maraş’da devrimci çevreler Alevilerin içinde örgütlü ve güçlüydüler. Ve tabi Maraş’da genellikle Kürt Aleviler yaşıyordu.
Aleviler, Kürt kimliklerinden dolayıda hedef haline getirilmişlerdi. Dersim, rejim için nasılki bir tehlike olarak görüldüyse, Maraş’da aynı şekilde bir tehlike olarak görülüyordu. Katliamın yapılması, Alevi Kürtlerin Maraş’dan gitmesine- sürgün olmasına yol açtı. Yani Maraş’da Kürt Alevilerin güç olmasını hazmedemediler. Maraş’ın hem Kürtlerin hem de Alevilerin ve hem de solcuların güçlü olduğu bir şehir olmasını sistemleri için, Türk-İslam sentezi ve kapitalizm için tehlikeli buldular. Ayrıca Maraş’ın bir diğer özelliğide PKK’nin kitlesel olarak güçlenebileceği bir alan olmasıydı. Yüzlerce Kürt Alevi gencin PKK’ye sempati duyduğu ve katılmak için hazırlık yaptıkları biliniyordu. Katliamla, PKK’nin Maraş’da örgütlü ve güçlü olmasının önünü kapattılar. Çünkü PKK kurulduktan üç hafta gibi çok kısa bir zaman sonra katliam yapıldı. Hala birçok kişi ve toplumsal kesim, Maraş katliamını sıradan bir mezhep kavgası olarak biliyorlar. Emperyalizm ve derin devlet-gladyo tarafından bizzat planlanmış ve bazı faşist çevrelerinde maşa olarak kullanıldığı bir katliamdı. Katliam, ilerici insanlığa ve aydınlığa karşı yapıldı. Ve CHP iktidarda olduğu halde katliamı seyretti.
Türkiye’de şimdi bütün Kürtlere katliam yapılıyor, ilerici, demokrat, devrimci ve muhalif kesimlere yönelik her türlü saldırı var. En küçük bir eleştiriye saldırı yapılıyor, tahammül edilmiyor. İnsanlar baskı altındalar. Türkiye demokratik bir ülke olmayana kadar, ilerici insanlık saldırı altında olacaktır. Çünkü Maraş katliamı Aleviler-Kürt Aleviler şahsında ilerici insanlığa yapılmış bir saldırıdır. Bundan dolayı Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratik ve özgürlükçü bir ülke olması gerekiyor. Çünkü bu katliamların hepsinin arkasında devlet-derin devlet var. Bunu öyle basit basit-sıradan bir mezhep kavgası olarak gösteremezler.
CHP eğerki kendisine ”SOL PARTİ” diyorsa, bir an önce, Kürt sorununun çözümüne ve Türkiye’nin demokratikleşmesine çalışmalıdır. Türkiye uçurumun kenarına getirilmiş, insanlık tehlike altındadır ve CHP normal bir siyasi atmosfer varmış gibi hareket ediyor. Türkiye’nin bu duruma gelmesinde birinci derecede CHP sorumludur. Maraş katliamı olduğunda CHP hükümetti ve Ecevit’de CHP Hükümeti’nin başbakanıydı. Bu katliamın hesabını en başta CHP verecek ve eğerki ben sol partiyim diyorsa, Türkiye’nin demokratik bir ülke olmasını sağlamaya çalışacak ve bizzat bunu yapacak. Çünkü eğer Türkiye demokratikleşmezse, bütün Türkiye ve Kürdistan Maraş katliamı gibi bir katliam yaşayabilir. Çünkü AKP-MHP tam bir diktatörlük kurdular. Bugün demokratikleşme olmazsa, yarınlar bütün Kürdistan ve Türkiye için daha çok tehlikeli olur. Çünkü hak- hukuk, adalet ve insanca yaşam uğraşı veren herkes bu rejimin hedefi olmuştur, oluyor. Kürt sorunu çözülmediği ve Türkiye demokratikleşmediği sürece devletin derinliklerinde duran katliam şebekesi varlığını sürdürür.
Kemal Söbe



