ANKARA – Ankara gençlik örgütleri İstanbul Beyazıt’ta bugün gerçekleşen gözaltılara karşı ve HTŞ ve Türk devletine bağlı çetelerin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yaptıkları saldırıları, Kızılay’da yaptıkları yürüyüş ile protesto etti.
Gençler yürüyüşün ardından bir açıklama yaptı.
Açıklamanın tamamı şu şekildedir;
Basına ve kamuoyuna
bugün selefi çetelerin Suriye’de Arap aleviler ve Kürtler başta olmak üzere tüm ezilen ulus ve inançlara yönelik gerçekleştirdiği katliamları protesto etmek amacıyla İstanbul üniversitesinde yürüyüş yapmak isteyen çok sayıda arkadaşımız polis tarafından işkenceyle gözaltına alındı. Soykırıma ve katliama ses çıkarmak için bir araya gelenleri provoke etmeye çalışan faşist çeteleri koruyup kollayan hiçbir müdahalede bulunmayan polis, telsiz kayboldu bahanesiyle arkadaşlarımıza saldırdı.
Ege’de, Hacettepe’de, İstanbul ve Ankara Üniversitesi’nde ve daha birçok alanda haklarını savunan ve birbirlerinin sesi olan öğrencilere saldıran sivil faşist çeteler aynı şekilde cezasızlıkla ödüllendirilmiştir. Ve yine bu saldırganların sırtı sıvazlanmıştır. Bu tutumuyla güya güvenliğimizi sağlamakla yükümlü güçlerin kimden taraf olduğu açıkça belli olmaktadır.
Var olduğu zamandan beri Suriye’deki ezilen uluslara ve mezheplere karşı katliamını sürdüren HTŞ avrupa’daki birçok emperyalist tarafından terör örgütü olarak nitelendiriliyordu. Rusya destekli esat iktidarının devrilmesi ile ABD desteğiyle yönetimi ele geçirdi. Sonrasında batılı emperyalistler ve onlardan taraf birçok devlet Colani hükümetini bölgenin meşru iktidarı olarak tanıdı. Bu fırsatı kaçırmayan Türkiye ise diplomatik olarak HTŞ’ye el uzatan ilk devletlerden oldu. Suriye’deki gerici ve faşist güçlere desteğini hiçbir zaman esirgemeyen devlet dönem dönem kendisi de sınır ötesi operasyonlarla katliamın ve soykırımın bizzat uygulayıcısı oldu.
Ana akım medyada her zaman üstü örtülen yer verilmeyen bu katliamları teşhir etmek isteyen, orada yaşayan direnişi büyütenlerle dayanışan herkesin karşısında baskı ve şiddetle durdu. Bugün arkadaşlarımıza yapılan saldırı da bunun bir örneğidir. Katliamın işbirlikçisi olmakla yetinmeyip kendi sınırları içinde de ses çıkaranları bastırma politikası izlemektedir. Kurulduğu tarihten bu yana Kürt ulusuna karşı inkar ve imha politikaları izleyen Türk devleti şu anda yürütülen çözüm sürecini de bizzat kendisi baltalamaktadır.
İŞGALCİLER YENİLECEK DİRENEN HALKLAR KAZANACAK
Bizler buradan bir kez daha söylüyoruz. Baskılar bizi yıldıramaz. Suriyede, Rojavada ezilen ulusların ve mezheplerin direnişiyle biz de mücadelemizi büyüteceğiz. Rojava’da kaçırılan, tecavüz edilen kadınların ortaya koyduğu direniş karanlıkları aydınlığa çevirmiştir. Uluslararası alanda ezilen cinsten insanlar bu direnişi sahiplenmiş, onlardan güç alarak ezenlere karşı mücadelesini büyütmüştür. Kobane Serhıldanında ortaya koyulan irade bütün dünyadaki ezilen uluslara bir ilham olmuştur. Biz de bir kez daha haykırıyoruz. Rojavayı ve kazanımlarını savunmak onurdur.
Gözaltılar, baskılar bizi yıldıramaz. Buradan tekrar sesi bastırılmaya çalışan arkadaşlarımızın gür sesi olacağız. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! Yaşasın gençliğin fiili-meşru mücadelesi!
BIJÎ BERXWEDANA CİWANAN
GÖZALTILAR TUTUKLAMALAR BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ



