Enter your email Address

Perşembe, Ocak 29, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

20. ve 21. Yüzyılda Kürt Mücadelesinde Kadının Rolü

07/09/2025 - 0:36
içinde Analiz, Derinlik, Genç Kadın, Haberler, Jineoloji, Manşet, Tarih ve Direniş, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 9 mins read
A A
20. ve 21. Yüzyılda Kürt Mücadelesinde Kadının Rolü
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ- Mexmur Jineoloji Akademi Üyesi Songül Güler’in kaleminden.

Tarihsel Arka Plan

Kadın sorununu yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, tarihsel ve toplumsal bir olgu olarak ele almak gerekir. Başka bir ifadeyle, kadın sorunu ideolojik ve politik boyutlarıyla değerlendirilmelidir.

İlk klan, kabilelerden başlayarak Neolitik Devrim’e uzanan süreçte kadın, üretimde ve toplumsal yaşamda öncü bir rol üstlenmiştir. Mimetikten sembollere, mittentoplumsal değerlerin oluşumundan ahlaki kuralların gelişimine kadar birçok alanda belirleyici olmuş; toplumu bir arada tutan bağların yaratılmasında merkezi bir konum edinmiştir. Sevgi, adalet ve yaşamı besleyen enerjinin taşıyıcısı olarak kutsal kabul edilmiş, tanrıça figürleriyle simgeleştirilmiştir.

Ancak uygarlığın gelişimiyle birlikte bu durum değişti. Kabile yaşamının yerini şehirler aldı, kutsal tapınaklar iktidarın merkezine dönüştü. Ekonomi, yaşamın ortak ihtiyaçlarını karşılamaktan çok kâr odaklı ticarete evrildi. Para, toplumları teslim alan yeni bir güç haline geldi. Sağlık sektörü bile ticaretin bir parçasına dönüştürülerek insan yaşamı metalaştırıldı. Manevi değerlerin reddedildiği, yalnızca maddeciliğin esas alındığı, kültürün ise popüler kalıplara indirgenerek yozlaştırıldığı bu süreç, insanlığı barbarca bir sistemin içine sürükledi.

Peki kadın bu sistemin neresinde yer aldı? Sümer rahip devletinde ortaya çıkan sınıflı toplum düzeninde kadın en alt tabakaya itildi. Sümer rahiplerinin “hangi çağda olursa olsun kadına hak verilmemeli” anlayışı, kadını kimliksizleştirmenin temelini oluşturdu. Feodal dönemin gelişimiyle birlikte kadın, giderek eve kapatılan, toplumsal yaşamdan soyutlanan ve yalnızca namusun bekçisi olarak görülen bir nesneye dönüştürüldü.

Kürdistan’da Kadın Olmak

Modernitenin geç ulaştığı Kürdistan’da, Neolitik dönemin “tanrıça kadın” izleri günümüze kadar taşınmıştır. Kürt halkı hâlâ Mezopotamya’nın İştar tanrıçasını kendi kültürel belleğinde yaşatmaktadır. Anasoylu gelenekler, köy ve aşiret isimlerinden kabile reisliklerine kadar birçok alanda kadınla bağlantılı izler bırakmıştır. Ana-kadın kültürü ve yoldaşlık kültürü, kadın ile erkeğin birbirini tamamladığı bir toplumsal yapı yaratmıştır. Bunun en belirgin örnekleri arasında Alişer-Zarife ya da Bese-Seyit Rıza gibi destanlaşan kadın öncüler yer almaktadır.

Ancak feodalizmin gelişmesi, özellikle İslamiyet’in yayılışıyla birlikte Kürt kadınları da diğer coğrafyalardaki kadınlarla benzer biçimde baskı altına alınmıştır. “Kutsal kadın” anlayışı, yalnızca annelikle sınırlı tutulmuş; sofrada yeri olmayan, mirastan pay alamayan, okuma yazma hakkına sahip olmayan, kendi hayatına dair karar veremeyen görünmez bir figüre dönüştürülmüştür. Küçük yaşta evlendirilen, berdel ya da kuma olarak verilen, kan parası karşılığında “değiş tokuş” edilen kadın, toplumsal pazarlıkların bir unsuru haline getirilmiştir. Bu durum “gelenek ve görenek” adı altında bir tür kültürel soykırım olarak kadınların ruhunda derin izler bırakmıştır.

Dört duvar arasına kapatılan kadın, yalnızca erkeğine hizmet eden ve çocuk doğuran bir unsur haline getirilmiş; hiçbir hak, hukuk ya da kararda söz sahibi olamamıştır. Erkeğin belirlediği sınırlar içinde yaşamak zorunda bırakılmış; gözlemleri, istekleri ve kararları bu sınırların ötesine geçmemiştir. Cesaretini toplayıp sınırları aşan kadın ise ya toplumdan dışlanmış, ya yaftalanmış ya da katledilmiştir.

Okuma yazma hakkı elinden alınan kadın, cehalete mahkûm bırakılmış; ev işçisi, ucuz iş gücü ve parasız emekçi olarak sömürülmüştür. Savunmasız bırakılan kadın her an erkek şiddetiyle karşı karşıya kalmış, toplumda bilinçli olarak güçsüz kılınmıştır.

Kadın ve Mücadele: PKK Söylemi ve Paradigma Değişimi

PKK söyleminde kurtuluş, çift yönlü bir anlama sahipti: Bir yandan Türk devletine karşı ulusal kurtuluş, diğer yandan feodal-aşiret yapılarından toplumsal kurtuluş. Hareket yalnızca bir devlete karşı değil, aynı zamanda Kürt toplumunun içindeki geri kalmış yapılarla da mücadeleyi vaat ediyordu. Bu, onu diğer milliyetçi hareketlerden ayıran önemli bir farktı. Ancak ilk yıllarda kadın meselesi daha çok sınıf ve ulusal meselelerin bir uzantısı olarak, ikinci planda ele alınıyordu. Kadınların mücadeleye katılımı esas olarak ulusal davaya hizmet bağlamında görülüyordu.

Fakat dağlara çıkan ilk kadınlar, yalnızca devlete karşı değil, evdeki baskıcı babaya, ağaya ve geleneklere karşı da bir özgürleşme alanı buldular. Bu pratik deneyim, hareketin ideolojisini zamanla dönüştüren kritik bir rol oynadı. Bu örgüt açısından büyük kazanima dönüştü. Kadının özgürleşme azmi ve gücünü açığa çıkartip kendini ispatladikca hayranlık uyandirmaya imkansizi îmkana dönüşmeye devap ediyor.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 2000’li yıllarda radikal bir paradigma değişimine giderek, Kürt mücadelesinde kadın sorununu Kürt halkının toplumsal meselesinin merkezine koydu. Ona göre, 5000 yıldır sistematik biçimde köleleştirilen kadın özgürleşmeden toplumun da özgürleşemeyeceği açıktı. 1990’lı yıllarda Kürt kadınları akın akın silahlı mücadeleye katıldı. Bu katılım yalnızca ulusal kimlik değil, aynı zamanda cins çelişkisini reddeden, kadın kimliğine kavuşmayı hedefleyen bir özgürlük mücadelesiydi. Öcalan, kadının kendi kimliğini kazanacağı, kendisi için mücadele edeceği alanları yaratmış; Kürt kadını da bu alanlarda yeniden bir kimlik ve ifade biçimi kazanmıştır.

Siyasi Alanda Kadının Rolü

Dağlarda Kürt kadınları, hem kendi cins kimlikleri hem de halkları için silahlı mücadele yürütürken; kırsal ve kentlerde, özellikle de siyasî arenada 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında görünür hale geldiler. Siyasi partilerde aktif rol almaya başlayan Kürt kadınları, dünyada ilk kez radikal bir çıkış yaparak kota uygulamasını hayata geçirdiler. %40 ile %50 arasında değişen kota sistemi sayesinde karar mekanizmalarında doğrudan söz sahibi oldular.

Erk zihniyetini ve iktidar sistemini aşmayı hedefleyen kadınlar, “özgür eş yaşam” perspektifiyle eşbaşkanlık sistemini uygulamaya koydular. Jineolojiyi pratikte hayata geçirerek kadın akademileri kurdular; ekonomiyi kadınla yeniden bütünleştiren kooperatifler oluşturdular. Kadın eğitimlerinde tarih, felsefe, ekoloji, özsavunma ve cins bilinci gibi ideolojik alanlara öncelik verdiler.

2014’te Rojava Devrimi ile birlikte Kürt kadınları, yalnızca kendi tarihlerini yazmakla kalmadı; aynı zamanda kendi öz güçlerini tüm dünyaya ispatladılar. Bu süreçte yürütülen ulusal mücadele aynı zamanda cins kimlik mücadelesiyle birleşerek radikal bir dönüşüm yarattı.

Siyasette, medyada ve sivil toplum örgütlerinde erkek yoldaşlarıyla birlikte yer alan Kürt kadınları, özgüveni, iradesi ve enerjisiyle yeni bir kimlik yarattı. Kürt hareketinde sembolleşen kadınlar, tarihe damgasını vurdu. Özellikle Sakine Cansız, Zîlan, Berîtan ve Asya gibi öncüler, hem Kürt kadınının hem de dünya kadınlarının özgürlük yolunda yürüyeceği ideolojileri ve yolları açtılar. Bu direngen kadınların ardili olanlar barış ve demokratik çözüm sürecinin öncülüğünü devralan Besê Hozat ve arkadaşlarınin ên önde tereddütsüz amacinin zirvesine en büyük cesaret istiyen rolü üstlendi. Kürt özgürlük mücadelesinde kadının barıştaki rolünün timsali edasiyla tarihi adimin öncülüğünü üstlendiği.

Bugün bize düşen, fedakârlıkla mücadele yürüten bu kadınların mirasını sahiplenmek; Önder Abdullah Öcalan’ın “demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma”sı çerçevesinde örgütlülüğü büyütmek, verilen bayrağı yere düşürmeden zaferle taçlandırmaktır.

Sonuç ve Değerlendirme

20. ve 21. yüzyılda Kürt mücadelesinde kadın, hem tarihsel kökleriyle hem de çağdaş politik mücadelesiyle öncü bir rol üstlenmiştir. Tarih boyunca bastırılan, görünmez kılınan, ev içine hapsedilen kadın; mücadele sahasında kendi kimliğini yeniden inşa etmiş ve toplumun dönüşümünde belirleyici hale gelmiştir.

Bugün Kürt kadın hareketi yalnızca ulusal kurtuluşun değil, aynı zamanda evrensel kadın özgürlük mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Kadının özgürleşmesi, toplumsal özgürlüğün de ön koşulu olarak kabul edilmiştir.”

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

Deyrezor’da Arap Gençlerden Uyuşturucuya Karşı Tiyatro Oyunu

Sonraki Yazı

Reqa’da Greko-Romen Güreşi Şampiyonası Düzenlendi

Sonraki Yazı
Reqa’da Greko-Romen Güreşi Şampiyonası Düzenlendi

Reqa’da Greko-Romen Güreşi Şampiyonası Düzenlendi

Deyrezor Gençlik Eğitimi Siyasi Tartışmalarla Sürüyor

Deyrezor Gençlik Eğitimi Siyasi Tartışmalarla Sürüyor

Manşet

  • Münster’de CDU Parti Merkezi Önünde Gençlerden Tiyatro Gösterisi
  • KJK: Rojava ve İran’da Soykırıma Karşı Halkların Direnişi Tarih Yazıyor
  • Berlin’de Gençler Rojava Saldırılarını Protesto Etti
  • Lozan Antlaşması’nın imzalandığı binaya Rojavayı Savunun yazılı pankart asıldı
  • Fankfurt’ta Rojava ya Yönelik Saldırılar Protesto Edildi
  • Kerkük’lü Genç Rojava Direnişinde Şehadete Ulaştı
  • Wan’da Yurtsever Gençlerden Rojava İçin Eylem
  • “Rojava Direnişi’nden Kesitler”

En Çok Okunanlar

  • Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Bern’de Rojava Nöbet eylemi gençler ve Kurdistanlılar öncülüğünde devam ediyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Tevgera Ciwanên Şoreşger Şehit Karker ve Şehit Brûsk’u Andı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • YPJ, Şehit Komutan Sîdar Efrîn’in Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Yurtsever Genç Kadınlar Öncülüğünde Gever’de Rojava Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Enternasyonalist Gençler Sınır Dışı Edildi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • TekoJIN, Ögrenciler ve YUNA’dan Rojava Üzerine Seminer

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Êzidî Gençlerden Rojava İçin “ROJPERESTIM” Şiiri

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD, 10 Şehidin Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Stuttgart’ta Devrimci Gençlik Rojava için Alanlardaydı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.