HABER MERKEZİ – 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü’nde İsviçre, Brüksel ve Stockholm Kürt Enstitüleri ortak açıklama yaptı. Anadilde eğitimin şart olduğunu vurgulayan enstitüler, , “Bir ulus dilini kaybederse tarihini, kültürünü ve onurunu kaybeder” dedi.
UNESCO tarafından 1999 yılında 21 Şubat’ın Uluslararası Anadil Günü olarak ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, bu tarihin Bangladeş’te Bengali Dil Hareketi sırasında yaşamını yitiren üniversite öğrencilerinin anısına kabul edildiği belirtildi. Uluslararası Anadil Günü’nün her yıl UNESCO üyesi ülkelerde kutlandığı ve çok dilliliğin savunulduğu ifade edildi.
İsviçre, Brüksel ve Stockholm Kürt Enstitülerinin ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“UNESCO tarafından 21 Şubat’ta kabul edilen Uluslararası Anadil Günü vesilesiyle halkımızın anadilini kutluyoruz. Dil, hayattaki en önemli iletişim aracıdır. Her ulus onurunu ve varlığını diliyle korur. Bir ulusun dilinin kaybı; değerlerinin, tarihinin, kültürünün ve sanatının kaybına yol açar.
Anadil Günü, anadilimizi korumanın herkesin görevi olduğunu ve bu kutsal değeri yeni nesillere aktarmamız gerektiğini hatırlatır.
Dünyada yaklaşık 6-7 bin dil bulunmaktadır. Bunlardan 2.500-3.000’i yok olma tehdidi altındadır. Kürt halkı da kadim bir dile sahiptir. Binlerce yıldır kendi topraklarımızda dilimizi konuşuyoruz. Kürt dili dünyanın en eski ve köklü dillerinden biridir.
Kürt dili Kurmancî, Soranî, Zazakî ve Hewramî olmak üzere dört ana lehçeden oluşmaktadır. Her lehçe bağımsız bir dil kadar eksiksiz ve bütündür. Kürt filozofları, alimleri ve entelektüelleri bu dilde yüzlerce el yazması ile edebi ve tarihi eser kaleme almıştır. Ancak Kürdistan’ın dört devlet arasında bölünmesiyle birlikte Kürt dili de inkâr ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kalmıştır.”
Açıklamada özellikle Kuzey Kürdistan’da yürütülen asimilasyon politikalarına dikkat çekilerek, birçok yerleşim yerinde Kürtçenin kullanımının zayıfladığı belirtildi. Kürt dilinin organize bir asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
Enstitüler, dilin korunmasının ulusal varlığın korunması anlamına geldiğini belirterek, anadilde eğitimin zorunlu olduğunun altını çizdi. Açıklama şu sözlerle sona erdi:
“Bir dili korumak ve geliştirmek için o dilde eğitim şarttır. Kendi dilinde eğitim gören bir ulus hem dilini hem değerlerini hem de onurunu korur. Dil, tarihin, değerin ve onurun hafızasıdır.”



