QAMIŞLO – Lewend Nisêbîn (Sileman Oral), Qamişlo kentinde binlerce genci örgütledi ve topluma öncülük etti. El Nusra’nın Serêkaniyê’ye saldırdığı dönemde savaş cephelerine yönelen Lewend, 19 Ocak 2013’te şehit düştü. O yıllarda şehit Lewend’i yakından tanıyan Emîne anne, onun Qamişlo’ya gelişini, gençliğe ve topluma nasıl öncülük yaptığını anlattı.
“Lewend’i 2011 yılında tanıdım. O dönem dağdan yeni gelmişti birkaç arkadaşıyla birlikte. Aynı dönemde burada da devrim yeni başlamıştı.
Şehit Lewend burada gençlik çalışmaları yürütüyordu, sık sık evimize gelirdi. Şehit Serhad, şehit Nizar, heval Seydo, şehit Brûsk… Hepsi buradaydı. Qudurbek Mahallesi’nde siyasi çalışmalar yürütüyordu. Şehit Lewend çok zor ve yoğun bir çalışma yürütüyordu. Gece gündüz çalışırdı. ‘Çalışmamın zayıf olmasını istemiyorum, hiçbir şey eksik kalmasın’ derdi. Qudurbek’te çok kutsal bir emek verdi, yaşadığımız sürece onu unutmayacağız.
Lewend evimize geldiğinde onu ailemizden biri gibi görürdük. Eve her gelişinde sevinirdik, sarılırdık. Bana ‘yadê’, ‘yabo’ derdi. Ona ‘biraz dinlen’ derdim, ‘hayır yadê, işim var, sizi bir göreyim dedim, sonra gideceğim’ derdi. ‘Gel birlikte bir şeyler yiyelim’ derdim. ‘Tamam yadê, seninle yerim ama acelem var’ derdi. Bir parça ekmek, biraz yoğurt bile yeterdi onun için. ‘Oğlum, bu olmaz’ derdim, ağlardım. O ise ‘Senin yanında ne yemişsem bana yeter, ben gideyim’ derdi. ‘Qudurbek’i ve Kürdistan’ı inşa edene kadar çalışmayı bırakmayacağım’ derdi.
Şehit Lewend ailemizden biri gibiydi. Bazen çok geç saatlerde gelirdi, yorgun olurdu. Eşyalarını yıkamak isterdik, kabul etmezdi. ‘Yadê, ben de senin gibiyim, sen yoruluyorsan ben de yorulurum’ derdi.
Bugün gençlik merkezi olarak kullanılan ve şehit Lewend’in adını taşıyan bu merkezi bizzat kendisi, taş taş üstüne koyarak inşa etti. Çimento kovalarını omuzlarında taşırdı. Blokları tek tek dizerdi. Arkadaşları geldiğinde merkezin yarısı tamamlanmıştı. Aksayan ayağına rağmen bu merkezi tamamladı. Gençler gönüllü olarak gelip yardım ediyordu. Ama o ‘bunu kendim yapmalıyım’ derdi. O alan daha önce devlet askerlerinin bulunduğu bir yerdi. Lewend ‘burayı gençlik merkezi yapacağız, onlar gidecek’ dedi. Bir gün baktım ki askerler gitmiş, Lewend alanı almıştı. Nasıl oldu bilmiyorum ama o alan gençlerin alanı oldu ve hâlâ da öyledir.
Her gece toplantılar yapardı, gençlerle konuşurdu. Kızım da o gençlerden biriydi. O gençlerin bir kısmı bugün şehit, bir kısmı dağlarda, bir kısmı ise hâlâ burada, hepsi şehit Lewend’in adıyla çalışıyor. Qudurbek’te hangi eve gitsen Lewend’i tanırlar. Şehit düştüğünde herkes Qasimo Camii’ne akın etti. Bir hafta boyunca evlerde yemek pişirilmedi. Kimse işine gitmedi. Bugün hâlâ herkes onun adıyla çalışıyor.
İlk başlarda şehit Lewend, YXK (Kürdistan Öz Savunma Birlikleri) adı altında gençleri örgütlüyor, geceleri sınır savunması yapıyordu. Daha sonra burada siyasi çalışmalara katıldı, toplantılara gitti, halkın içine girdi.
O benim canımın bir parçasıydı. Yemeğini yavaş yemesini söylerdim, ‘hayır, çalışmaya gitmeliyim, sadece bir selam vermeye geldim’ derdi. ‘Eğer şehit düşersem çocuklarınız bu mücadeleyi sürdürsün’ derdi. Bugün hâlâ çocuklarımız şehit Lewend’i anlatıyor.
Şehit Lewend yumuşak huyluydu, herkesle kolay ilişki kurardı, insanların kalbine dokunurdu. Onun sureti hâlâ gözlerimin önünde. Şehadeti halkı derinden etkiledi. Daha sonra gençler onun adını aldılar, silahını kuşandılar. El Nusra ve DAİŞ’e karşı savaşa gittiler.”

