CENEVRE – İsviçre’nin Cenevre Kantonu’nda ki Mont Blanc (Büyük Postane) Meydanı’nda bir araya gelen Tevgera Ciwanen Şoreşger(TCŞ) üyesi gençler Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları protesto etmek ve 24 Ocak’ta Paris’te gerçekleşecek olan TCŞ Yeniden Yapılanma Konferansı’na katılım sağlanması için stand açıldı.
Gençler, Kürdistan özgürlük mücadelesi şehitlerini anarak yaptıkları açıklamada, “Özgürlük mücadelesinin sönmeyen meşalesi olan Kürdistan şehitlerini sonsuz minnetle anıyor, devrimci anıları önünde saygıyla eğiliyoruz” açıklamasında bulunuldu.
‘Hiçbir Askeri Tehdit Yoktur’
Açıklamamın devamında TCŞ üyesi Serhat Polat Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yapılan saldırıya ilişkinin açıklamasında saldırıyı sert şekilde kınadıklarını dile getirerek sözlerine şu şekilde devam etti;
“Türk devletiyle bağlantılı çete gruplarının, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine düzenlediği saldırılar 6 aydan fazla bir süredir devam etmektedir . Bu iki mahalle hiçbir askeri tehdit oluşturmamaktadır ve Halep’e yönelik saldırıların kaynağı da olamazlar. Bu gruplar kurulduğu günden bu yana vekâlet savaşları yürütmüş, hiçbir zaman ulusal projelerin bir parçası olmaya yanaşmamıştır. Sivillere yönelik saldırıların sadece Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri ve Halep kenti için değil, Suriye’yi bir kez daha açık bir savaş alanına dönüştürebileceği konusunda uyarıyoruz ve oluşan bu durumu kabul etmiyoruz.
Sivillere karşı güç kullanmakta ısrar edenler bunun hesabını verecektir. Bu grupların saldırıları sonucunda şimdiye kadar 8 sivil şehîd olmuş, 52 sivil ise yaralandı. Aynı zamanda en az 300 ev ile onlarca hizmet ve sağlık kuruluşu saldırılar nedeniyle zarar gördü. Bu durum bir savaş ve insanlık suçudur ve uluslararası insani hukukun ihlalidir.
Bizler bu konuda tekrar dile getirerek yapılanları kabul etmiyoruz, saldırıların derhal durdurulması gerekiyor. Sessiz de kalmayacağız.”
AçıklamanIn devamında Polat, 24 Ocakta Paris’te gerçekleşecek olan gençlik konferansı ve 10 Ocakta Paris şehitleri anısına yapılacak olan kitlesel yürüyüşe katılma çağrısında bulundu.
“Halkımızın ve gençliğin bu hassas süreçte bazı endişeler ve kuşkular taşıdığının farkındayız. Ancak bilinmelidir ki, Önder APO’nun bizden beklentisi nettir. Daha fazla örgütlenmek, daha fazla kenetlenmek ve süreci devrimci bir iradeyle sahiplenmektir.Bizler bu doğrultuda gece gündüz demeden bişeyler yapma çabasındayız. Siz değerli halkımızdan ve dinamizmin gücü olan gençliğimizden beklentimiz bu tarihi yürüyüşte yerimizi netleştirmek ve desteğinizi en güçlü şekilde sunmanızdır. Şuna inanıyoruz ki; Önderliğine, hareketine ve davasına yürekten bağlı olan hiçbir genç, bu sürecin dışında kalamaz, kalmamalıdır!’’

‘Zafer, Direnen Gençliğin Olacaktır’
Eğer bu sorunları aşmaz, örgütlü bir bütünlüğe ulaşamazsak, ne yurtseverlik görevlerimizi yerine getirebiliriz ne de Önder APO’ya olan bağlılığımızı layığıyla temsil edebiliriz. Bizim sözümüz eylemimizdir. Buradan tüm Avrupa ve Kurdistan gençliğine haykırıyoruz Önderliğimizin fiziki özgürlüğü sağlanana, halkımızın haklı talepleri kabul edilene ve Kürdistan üzerindeki tecrit parçalanana kadar bir an bile durmayacağız,gerekli mücadelenin verileceğinin sözünüzde yeniliyoruz, herkesin de bildiği üzeri 24 Ocak’ta Paris’te devrimci gençlik hareketin konferansı var tüm yurtsever halkımızı ve başta gençlerimiz olmak üzere hepinizi bu önemli konferansımıza davet ediyoruz.”
‘Paris Yürüyüşüne Çağrı’
“Bir diğer önemli konu ise, türk devletinin imha ve inkar politikalarıyla hedef alındığı Paris’te gerçekleştirilen bu iki saldırıların irademizin kırmadığı,aksine direnişimizi büyüttüğünü tekrardan burdan vurgulamak istiyoruz . Türk devletinin istihbarat aygıtı MİT eliyle yapıldığının farkındayız.
9 Ocak 2013’te Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ve 23 Aralık 2022’de ise Evîn Goyî, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızılı katleden bu devlet, yoldaşlarımıza yapılan bu saldırıların yalnızca bireylere değil, Kürt halkının özgürlük mücadelesine, kadın direnişine ve demokrasi umuduna yönelik yapılmıştır, buda unutulmalıdır ki Fransa gibi bir ülkede yapılan bu katliamın hallen aydınlanmaması ve sonuç almaması ihanetin kabullenişini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda tüm yurtseverleri, kadınları, gençleri ve dostları, iki gün sonra pazar günü Paris’te gerçekleştirilecek olan büyük yürüyüşümüze katılmaya çağırıyoruz. “
TCŞ üyesi gençler standlarını bilgilendirme ve davet formları dağıtarak kamuoyu oluşturmaya çalıştılar.
Eylem “Şehîd namirin”,”Bijî Serok APO”,”Cîwan Fedaîyê Rêber APO ye”,”Bijî berxwedana Rojava”,”Bijî berxwedana QSD” sloganları ile sonlandırdı.
NC // Cîger Goyî




