Enter your email Address

Perşembe, Ocak 29, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Haberler

Şerik: Heval Berfin Bilge Bir İnsandı

29/12/2025 - 10:23
içinde Haberler, Kurdistan, Manşet, Önemli Başlıklar, Ortadoğu, Şehitler Anısına, Toplumsal, Tüm Haberler, Video
Reading Time: 23 mins read
A A
Şerik: Heval Berfin Bilge Bir İnsandı
PaylaşTweetle

BEHDÎNAN – Özgürlük Hareketinin öncü kadrolarından Cemal Şerik, Türk devletinin saldırıları sonucu 13 Aralık 2021 yılında Medya Savunma Alanları’nda şehit düşen HPG BİM, PAJK Meclisi, HPG ve YJA Star Komuta Konseyleri, ve YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı Üyesi Berfîn Nûrhaq’ı ve o süreçlerde Çanakkale’den katılanları andı.

Şehit Berfîn Nurhaq ile tanışmalarının 1994-95 yıllarına dayandığını belirten Cemal Şerik, “O zaman Berfîn Nûrhaq arkadaş Çanakkale’de üniversite okuyordu. Ben de Çanakkale cezaevinde kalıyordum o dönem. Kendisiyle birlikte başka arkadaşlar da vardı. Çanakkale’de de bir araya gelen grubun hepsi yoksul aile çocuklarıydı. Yaşamlarını kıt kanat süren aile yapıları vardı. Apocu harekete sempatizan olmaları, taraftar olmaları, genel devrimci hareketlere sempati ve taraftar olmalarıyla doğrudan bağlantılıydı. O nedenle de faşistlere karşı antifaşist mücadelede aktif bir şekilde yer alanlar olma özelliğine sahiptiler. Faşistlerle kavgalarda en fazla öne çıkanlardı. Heval Berfîn dağda da mücadelesini bu şekilde sürdürdü. Kürdistan’ın en zorlu alanlarında savaştı, her zaman mücadelenin, savaşın zirvede olduğu bölgelere gitmek isterdi. Tercihini en zor alanlara gitmekten yana yapıyordu” dedi.

Özgürlük Hareketinin öncü kadrolarından Cemal Şerik, mücadele arkadaşı şehit Berfîn Nûrhaq’ı şu ifadelerle anlattı:

Geçtiğimiz günlerde Berfîn Nûrhaq ve Sema Roza arkadaşın şehadetleri açıklandı. Her iki arkadaşın da 13 Aralık 2021 tarihinde Garê’de şehit düştükleri belirtildi. Bu şekilde her iki yoldaşın da şehadetlerinin 4. yılını geride bırakmış oluyoruz. Bu vesileyle Berfîn Nûrhaq ve Sema Roza yoldaşın şahsında tüm şehitlerimizin saygı ve minnetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

Berfîn ve Sema yoldaşların şehadeti mücadele tarihimiz içerisinde bir boşluk yarattı. Ama inanıyorum her iki yoldaşın da anılarına sahip çıkılarak bıraktıkları boşluklar yoldaşlarımız tarafından doldurulacak. Buna olan inancımla her iki yoldaşı da bir kez daha saygıyla ve minnetle anıyorum.

HEVAL BERFÎN’İ ÜNİVESİTE OKUDUĞU YILLARDA TANIDIM

Berfîn Nûrhaq yoldaşı en son 2019 yılında görmüştüm. Xakurkê’de görev yürütüyordu. O süreçte çatışmaların, savaşın en şiddetli olduğu bölgelerden biriydi Xakurkê eyaleti. O savaşın yürütülmesinde, koordine edilmesinde görev üstlenen arkadaşlardandı. Daha sonra da örgütsel çalışmalar nedeniyle farklı alanlarda görevlendirildi. Behdînan alanına gitti. Şehadete de zaten Garê’de ulaştı.

Berfîn arkadaşı en son 2019 yılında görmekle birlikte öncesinde defalarca görüştük. Faaliyet yürüttüğü alana yakın bir yerde konumlanmıştık. Bu açıdan da zaman zaman görüşme imkanımız da oluyordu.

Berfîn arkadaşı tanımam çok daha önceki yıllara dayanır. 1994-95 yıllarına kadar uzanır. O zaman Berfîn Nûrhaq arkadaş Çanakkale’de üniversite okuyordu. Kendisiyle birlikte başka arkadaşlar da vardı. O dönemde mücadelenin gelişme boyutu, Apocu harekete geniş kapsamda büyük bir kitle de kazandırmıştı. Apocu harekete taraftar haline gelen, destekleyen, sempati duyan, içinde aktif olarak yer almak isteyen çok kişi, o süreçte Hareket’le doğrudan ilişkilenme arayışı içerisine girmişti. Berfîn arkadaş da o arkadaşlardandı. Hareketle doğrudan bir ilişkisi yoktu ama hareketin yayın organlarını okuyordu. Özgür Halk Dergisi’ni okuyordu. Çıkan günlük gazeteler, haftalık gazeteler vardı, onlar okuyordu. Çıkan yayınlar, kitaplar vardı, onları takip ediyordu. Bu yönüyle de harekete yabancı değildi.

ÇANAKKALE’YE KÜRDİSTAN’IN BİRÇOK İLİNDEN GELEN İŞÇİLER VE ÖĞRENCİLER VARDI

Düşünsel anlamda ve mücadele pratiği itibarıyla Hareket’i belli yönleriyle o kaynaklardan da tanımıştı. Berfîn arkadaş Çanakkale’de yalnız değildi; okuduğu okulda birçok arkadaş vardı. Sadece üniversite çevresinde değil, Çanakkale’de çalışmaya gelen işçi arkadaşlar, işçi taraftarlar da vardı. Gerek işçiler gerekse öğrenciler arasında olsun, Apocu harekete geniş bir taraftar yapı da oluşmuştu. Bu taraftar yapının ortak özellikleri vardı. Her şeyden önce hepsi de Çanakkale’ye dışarıdan gelmişlerdi. Kürdistan’ın farklı şehirlerinden gelmişlerdi. Bununla birlikte Türkiye metropollerinde ailesiyle birlikte yaşamak durumunda kalanlar vardı. Oralardan gelmişlerdi. Birlikte çalıştıkları, hareket ettikleri başka arkadaşlar da vardı.

Bunlar da Anadolu’nun farklı yerlerinden gelmişlerdi; Uşak’tan, Zonguldak’tan, Çorum’dan, Hatay’dan gelenler vardı. Bir nevi Apocu hareketin bu şekilde oluşan taraftarları, Kürdistan ve Türkiye halklarının içerisinden çıkmış genç kız ve oğullarından oluşuyordu. Bir mozaikti. Kürt’ü de vardı, Türk’ü de vardı, Arap olanı da vardı, Türkmen’i de vardı. Herkesi buluşturan ortak nokta Apocu Hareket’ti. İl, ülke farkı, dil farkı, ulusal kimlik farklılıkları, kültürel farklılıklarına bakılmadan hepsi de aynı noktada buluşmuşlardı. Aslında o buluşma, Apocu hareketin oluşum özellikleriyle birebir uyumlu olan bir buluşmaydı.

FAŞİSTLERE KARŞI MİLİTAN BİR GRUP OLMUŞLARDI

Apocu hareket de ilk ortaya çıktığı zaman Kürdistan ve Türkiye halklarına hitap etmişti. Ve oluşumunda da Önder Apo ile birlikte Haki ve Kemal arkadaşlar yer almıştı. Etraflarında oluşan grup da bu ortak özelliği ifade etmişti. Çanakkale’de de bir araya gelen grubun böylesi bir özelliği vardı. Hepsi yoksul aile çocuklarıydılar. Yaşamlarını kıt kanat süren aile yapıları vardı. Biraz orta halli diyebileceklerimiz de vardı. Ama hepsi de yaşam koşulları itibarıyla birbirlerine yakın alanlardan gelmişlerdi. Apocu harekete sempatizan olmaları, taraftar olmaları, genel devrimci hareketlere sempati ve taraftar olmalarıyla doğrudan bağlantılıydı. O nedenle de faşistlere karşı antifaşist mücadelede aktif bir şekilde yer alanlar olma özelliğine sahipti o grup.

Bu yönüyle de Çanakkale’de göz doldurmuşlardı. Faşistlerle kavgalarda en fazla öne çıkanlardı. Faşistler o alanda örgütlenebilmek için, üniversitede etkinliklerini kurabilmek için önlerinde engel olarak da o arkadaşları görmüşlerdi. Bu şekilde herkesin parmakla gösterdikleri, birlikte olmak istedikleri bir grup, militan bir grup olma özelliğine sahiptiler. Bu grubun o süreçte Çanakkale Cezaevinde bulunan arkadaşlarla da ilişkiler oluştu. Ben de o süreçte Bursa Cezaevinden Çanakkale Cezaevine gelmiştim. Benimle birlikte gelenler de vardı. Ve o grup Çanakkale cezaevindeki arkadaşlarla ilişki halindeydi. Yani bir yanda sempatizan taraftar olarak faaliyetlerine devam ederlerken, aynı zamanda da cezaeviyle de doğrudan ilişkileri olan bir gruptu.

Bu yönüyle de, Hareketle de bir ilişkilenme ağı içerisine de girmişlerdi. O militan özellikleri, yapıları bulundukları ortamdaki mücadeleyle sınırlı kalmaları önünde engeldi. O coşku, kabına sığmaz bir özellik ifade ediyordu. O kabına sığmazlık, daha geniş alanda mücadele etme isteklerini ortaya çıkarmıştı. Yani okullar artık onlara dar geliyordu. Çanakkale onlara dar geliyordu. Okulların da onlara verecekleri herhangi bir şey yoktu. Zaten okulların vereceği çok şey olsa da onların onları kabul edebilecek bir durumu yoktu. Ellerinin tersiyle kenara itecek bir düşünce yapısına ve kararlılığa sahiptiler. Öylesi bir gerçeklik içerisinde olan bir grubun gerillaya gitme, daha sıcak alanlarda mücadele içerisinde yer alma eğilimleri gelişti.

Bu eğilimleri de değişik şekillerde ifade ediyorlardı. İşte bu eğilimin sahibi olan arkadaşlar vardı, öncülük yapıyorlardı. Fakat Çanakkale’deki öğrenci grubun hepsi öncüydü. Aslında biri diğerinden önce gelmiyordu. Mücadele edenlerin hepsi önde, birbiriyle yarışır durumdaydılar. Birbiriyle yarışan bu grup içerisinde de katılmak isteyenler oldu. İlk katılan gerillaya ulaşan, Önderlik sahasına ulaşan arkadaşlar oldu aralarından. Bunlardan birisi Sadegül Ökmen arkadaşımız. Hareket içerisinde Rojbîn Serhat olarak biliniyor. Öğrenci grup içerisinden ilk çıkan, mücadeleye daha aktif katılmak isteyen ve katılan arkadaştı. 1996 yılının Haziran ayında o katılım gerçekleştirdi. Yunanistan’a gitti, orada belli bir süre kaldıktan sonra Önderlik Sahası’na geçti. Sadegül arkadaşın Önderlik Sahasına gitmesi, geride bıraktığı mesaj, diğer arkadaşların da vermiş oldukları kararları pratikleştirmede ön açıcı bir rol oynadı.

TOPLU OLARAK GERİLLAYA KATILMALARI ÇANAKKALE’DE BÜYÜK BİR ETKİ YARATMIŞTI

Daha sonra geride kalan arkadaşlar, -ki 20’nin üzerindeki bir rakamdır- birlikte katılma kararı alarak mücadele saflarına katıldılar. Bunlar içerisinde Rojbîn Serhat arkadaşla birlikte yer alanlar, onu izleyenler oldu. Onu izleyenler arasında Gökhan Erhan arkadaş vardı. Ferhan… Kendisi Serhatlıdır. Erol Bul diye bir arkadaş vardı, Dersimli. Örgüt içerisinde İsa olarak adlandırıldı. Gökhan arkadaş da Ferhan ismini alıyor. Yine Azê Malazgirt, Berfîn Nûrhaq arkadaş o grubun içerisinde. Daha başka arkadaşlar da var. Hala mücadele içerisinde aktif görev ve sorumluluk alan arkadaşlar arasında da yer alıyorlar. Böylesine güzide bir grup, Sadegül arkadaşın ardından toplu olarak katılan grubun böylesi bir özelliği var. Tabii o grubun toplu olarak katılması Çanakkale’de de büyük bir etki yaratıyor. Farklı alanlarda da büyük bir etki yaratıyor.

Denilebilir ki o süreç içerisinde farklı alanlardan da toplu katılımlar olmuştu. Güneybatı’dan da farklı katılımlar olmuştu. Ama o katılımlar yerlerine ulaşamadan bir katliamla karşılaştılar. Çok değerli arkadaşlardı ve mücadeleye çok katkıları olacaktı. Onların da büyük çoğunluğu üniversiteden katılan arkadaşlardı. Çanakkale’deki arkadaşlar gibi benzer özellikleri vardı. Böylesine bir kısım arkadaş şehadete ulaşırken, Çanakkale’den o grubun katılması büyük bir başarıydı, anlamlı bir katılımdı. Ki o anlamlı katılım içerisindeki yer alan arkadaşlar da kısa bir süre Balkanlar’da kaldıktan sonra onlar da Önderlik Sahası’na geçip orada Önderlik eğitimini aldı. Tabii bu arkadaşlar eğitimlerini gördükten sonra aralarında Rojava’da görevlendirilenler oldu, yoğunlaşmaya alınanlar oldu. Daha fazla yoğunlaşarak mücadeleye daha fazla katkı sunmalarına bu şekilde imkan tanıyan arkadaşlar oldu.

Ülke sahasına gelenler de oldu. 1997’nin sonlarında gelen grup içerisinde Ferhan arkadaş; Gökhan Erhan arkadaş da vardı. Gökhan Erhan arkadaşın talihsizliği… Gelirken, KDP hattından geçerken KDP pususuna düşüyorlar ve Gökhan arkadaş orada şehit düşüyor. Gökhan arkadaş o grubun ilk şehididir. Ağrılı bir arkadaştı. Ailesinden Ağrı isyanına katılanlar olmuştu. Geniş bir aile çevresi de vardı. Çanakkale’deki öğrenci grup içerisinde en aktif mücadele eden arkadaşlardandı. Hiçbir zaman geride durmayı da kabul etmemişti. Hep en öndeydi. Aslında dağa da herkesten önce gelmek isteyen bir arkadaştı. Sadegül arkadaş ondan erken davrandı. O erken geldi. Yani aynı imkan Gökhan arkadaşta  olsaydı o da gelecekti, diğer arkadaşlar da gelecekti. Ama Gökhan arkadaş şehadete o grup içerisinde en erken ulaşan arkadaş oldu.

DAĞDA OLMANIN SEVİNCİNİ YAŞIYORLARDI

Daha sonra Gökhan arkadaşın akrabalarından, yeğenlerinden katılanlar da oldu. Mesela Serxwebûn arkadaş vardı; Özel Kuvvetler’de yer aldı. O arkadaşı da tanıma şansım oldu. Mesela o arkadaş şehit düştü. Daha başka akrabaları da var, hala mücadele içerisinde yer alıyorlar. Bu vesileyle Gökhan arkadaşı da burada saygıyla ve minnetle andığımı belirtmek isterim. Gökhan arkadaşın o geldiği gruptan sonra da Çanakkale’den gelenler oldu. Berfîn Nûrhaq arkadaş o arkadaşların içindeydi. Yine Delal arkadaş vardı. Delal Afşin de o arkadaşların içerisindedir. Çanakkale grubu içerisinde olmasa da aynı süreçte katılım sağlayan Emine Erciyes arkadaş da o gelen grupla birlikteydi.

Geldikten sonra yeni savaşçı eğitimi görmeleri ve mücadelenin değişik alanlarında görev almaları söz konusu oldu. Erhan arkadaşı gerillaya gelirken göremedim ama Berfîn arkadaşı, Delal arkadaşı, Emine arkadaşı gerillaya ilk geldiklerinde gördüm. Konuştuk, görüştük; büyük bir coşku içindelerdi, özlemlerini giderme sevincini yaşıyorlardı. Dağa ayak basmanın, dağda olmanın heyecanını bu her üç arkadaşın da hareket, davranış ve konuşmalarından anlamak mümkündü. Daha sonra bu arkadaşlar farklı alanlarda çalışmalara da gittiler.

Daha sonraki süreçte, yine o grup içerisinde yer alıp katılanlar da oldu. Özellikle Uluslararası Komplo gerçekleşmişti. Uluslararası Komplo’nun gerçekleştiği süreçte Önderlik Sahası’nda olup da gelen arkadaşlar oldu. Erol arkadaş; yani İsa arkadaş o arkadaşlardandı. Yusuf arkadaş vardı, o arkadaşlardandı, geldiler. Yusuf arkadaş mücadele içerisinde yoldaşlarının da anısına bağlılığın bir gereği olarak görev ve sorumluluklarını yerine getiren arkadaşlardan. İlke arkadaş vardı. O da Yusuf arkadaş gibi görev ve sorumluluklarına sahip çıkan arkadaşlardan. Daha sonra Uluslararası Komplo sürecinde gelen Rojbîn arkadaş oldu; yani Sadegül arkadaş. Sadegül arkadaş, Önderlik Sahası’na diğer arkadaşlardan önce gitmiş, onlardan önce eğitimlere katılmıştı. Önderlik Sahası’nda yoğunlaşmada kalan arkadaşlar arasında yer aldı. Önderlik yoğunlaşmasını yaşadı. Rojava’da çalışmalara katıldı. Uluslararası Komplo’ya yakın günlerde de Önderlik Sahası’nda, eğitim sahasında bulundu. Önderlik Suriye’den ayrıldıktan sonra, o sahada bulunan arkadaşlardan dağa gelenler oldu. Sadegül arkadaş da o arkadaşlar arasındaydı. Onlar içerisinde yer aldı.

BERFÎN ARKADAŞ, ÇANAKKALE GRUBUNUN BEŞİNCİ ŞEHİDİ OLDU

O gelen gruplar arasında önce İsa’yı gördüm, Erol Bul’u. Eğitim görüp de Dersim için hazırlanan grup vardı. O hazırlanan grup bizim olduğumuz alana gelmişti; orada gördüm. Sadegül arkadaş, bir grup arkadaşla gelmişti, Maxmûr’da kalmışlardı. Onların oraya gelmiş olduğuna dair bilgimiz olmuştu. Ki daha sonra o da bizim bulunduğumuz alana geldi. Uluslararası Komplo’dan sonraki süreç kış aylarıydı. Geldi, bir süre dinlenip kaldıktan sonra Metîna tarafına geçtiler. Düzenlemeleri o hatta olmuştu. O da Uluslararası Komplo’dan kısa bir süre sonra 13 Mayıs 1999 günü Metîna’da şehit düştü. KDP ve bizden kaçan, kontralaşan unsurların ve TC güçlerinin başlattığı bir saldırıda şehit düştü. Sadegül arkadaşla birlikte Murat Demirhan arkadaş var. Sinan arkadaş, Sinan Amed diye bilinir.

Sinan Amed arkadaş katıldığı zaman Türk basınında epey etki yaratmıştı. Üniversite seçme sınavlarında ilk dereceye girenlerdendi. “PKK, altın çocuğu aldı” şeklinde gazetelerde haberler çıkmıştı. Hem gerillada aktif olan, görev ve sorumlulukları alan bir arkadaştı. Askeri yetkinliği, siyasi yetkinlikle, ideolojik yetkinlikle, örgütsel yetkinlikle birleştiren bir arkadaştı. Mücadelemiz içerisinde önemli görev ve sorumluluklar yürütebilecek, rol oynayabilecek arkadaşlardandı. O saldırıda Rojbîn arkadaşla birlikte şehit düştü. Tabii her iki yoldaşı yine saygıyla ve minnetle andığımı belirtmek isterim.

Başka arkadaşlar da o çatışmada şehit düştüler. İsimleri tam aklıma değil ama birisi Egîd arkadaştı. Rojavalıydı aklımda kaldığı kadarıyla. Yaralananlar arkadaşlar oldular.

Sadegül arkadaş, o grup içerisinde Önderlik sahasına giden ilk arkadaştı. Gökhan arkadaşın ardından da o grubun ikinci şehidi olarak yer aldı. Yani o süreçte, o alanda kalan arkadaşların belirttiklerine göre Sadegül arkadaş yaralanıyor. Arkadaşlar bir yerde tutmak istiyorlar. O kaldığı yere KDP’liler, o kontra güçler geliyorlar. Orada yaralı haldeyken “teslim ol” çağrıları yapılıyor. O karşılık veriyor, o şekilde katlediliyor.

Gökhan arkadaşla birlikte Sadegül arkadaşın da şehadeti mücadelemiz açısından da büyük bir kayıp oldu. Çanakkale’de katılım sağlayan arkadaşlar için de hem bir kayıp hem de izlerinden gidecekleri yol arkadaşları olarak, yoldaşları olarak bilinçlerinde önemli bir yer edindi. Ve sonraki süreçte de arkadaşlar o kararlılıkla mücadelelerini sürdürdüler. Daha sonra İsa arkadaş şehit düştü Dersim’e giderken. Çanakkale’de katılan o grup içerisinde yer alan üçüncü şehit oldu. Daha sonraki süreçte Azê arkadaş, 2017 yılının sonbahar aylarında Delal Amed arkadaşla birlikte şehit düştüler. Yanlarında başka arkadaşlar da şehadete ulaştı.

Azê arkadaş da, İsa arkadaş gibi pratik bir süreç içerisinde kaldı. Azê arkadaş daha fazla pratik yürüttü. Önemli görev ve sorumluluklar aldı mücadele içerisinde. HPG’nin savaş yürüttüğü alanlarda görev ve sorumluluk da üstlendi. En sonunda Botan’daydı. Delal arkadaşla birlikte şehadete ulaşan arkadaşlar içerisinde yer aldı. Azê arkadaş da öğrencilik döneminde diğer arkadaşlar gibi çok aktifti, çok öndeydi, kavgalarda en önde yer alanlardandı. Azê arkadaşı da takiben Berfîn arkadaşın 2021 yılında, 13 Aralık’ta şehit düştüğü açıklandı. Berfîn arkadaş bu şekilde Çanakkale’de katılan grup içerisinde beşinci şehit olarak yer aldı.

HEVAL BERFÎN HER ZAMAN MÜCADELENİN EN ZİRVESİNDE OLMAK İSTİYORDU

Berfîn arkadaşı diğer arkadaşlardan daha çok gördük, daha çok görüştük. Tartışmalarımız oldu. Arkadaşlar, anısına değerlendirmelerde bulundular. Gerçekten de arkadaşların yapmış olduğu değerlendirmelerde olduğu gibi bilge bir özelliği vardı. Sadece farklı konular üzerine görüş geliştirme, düşünce oluşturma açısından değil; bazı topluluklar içerisinde, halk içerisinde bazı insanlar vardır, öngörüleriyle yol gösterirler. Birçok insandan daha önce görürler. Ortaya koyduğu düşünceler daha derli toplu, daha olgun, daha kabul edilir olur. Berfîn arkadaş bu özelliği taşıyordu. Eğitim sahalarında da benzer özellikleri vardı. PKK Sakine Cansız Ocağı devre eğitimlerine katıldı. Onun yönetiminde de yer aldı. PKK Ocağı’nda hem öğrenci hem yönetici olarak görev ve sorumluluklarını yerine getirirken de benzeri özelliklerini hep ifade etti, taşıdı.

Ki ocak eğitiminden önceki süreçte yer aldığı çalışmalar da oldu. Arkadaşlar açıkladılar. Yine basın yayın organlarında kendi günlükleri yayınlanmaya başladı. Şengal’de yer alışı böyleydi. Kendisi, günlüklerinde Şengal’de yaşadıklarını, karşılaştıklarını kendine özgü, yalın dille ifade etmiş. Ki zaman zaman o Şengal’deyken burada birlikte tanıdığımız arkadaşlar vardı. Çanakkale’de o zaman öğrencilik yapan, birlikte öğrenci olduğu arkadaşlar vardı. Bazen telefonla konuşma imkanlarımız oluyordu. Savaş içerisindeki o konuşmalarıyla, dile getirdiği görüşlerle moral kaynağı oluyordu. Var olan savaş gerçekliğinin çok daha iyi anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde doğrultu veriyordu. O anlamda savaş içerisinde de bir biçimde bağlantılarımız devam etti.

Daha önceki yıllarda Rojhilat çalışmalarında yer aldı, Şaho’ya gitti. Şaho’ya gitmeden önce de görüşüyorduk. Coşkuluydu, yerinde durmak istemiyordu. Hep mücadelenin en zirvede yaşandığı yerlerde olmak istiyordu. Öğrencilik yıllarında da öyleydi. Konuşurken, tartışırken yerinde durmayan heyecan, coşku anlamında hep böyle mücadeleyi en doğrultuda yaşama, en coşkulu yerinde yaşama, en şiddetli yerinde yaşama şeklinde yaklaşımları, isteği vardı. Öğrencilik yıllarındaki o özelliği, gerillayla bütünleşme özelliği, dağa geldikten sonra daha da artmış bir şekilde devam etti. Bu Rojhilat çalışmalarında çok net şekilde kendini gösterdi. Mesela hep en zor alanları istiyordu. Tercihini en zor alanlara gitmekten yana yapıyordu. Kendisi istiyordu, zorluyordu ve sonuçta da kabul ettiriyordu.

ŞEHADETİ BİZİ ÇOK ETKİLEDİ

Kendisine özgü bir mizacı vardı Berfin arkadaşın. Diyorlar ya tatlı dilli, güler yüzlü; öyleydi. Yani kızgınlık anında bile o dil ve güler yüzlülüğünü kaybetmiyordu. O açıdan söylediklerini kabul ettirmede fazla zorlanmıyordu. O şekilde daha sonra başka alanlara gitti. Daha sonra Şaho’ya gitti. Uzunca bir dönem oralarda kaldı. Geldi. Geldikten sonra, mesela arkadaşlar askeri çalışmalar dışında da onu değerlendirmek istedi. İdeolojik alan çalışmalarında da yer aldı. Görüşmelerimiz o zaman da oldu kendisiyle. Aktif şekilde görev ve sorumluluklarını yerine getiriyordu. En azından o şekilde bir pozisyonda kendini tutuyordu. Ama hep gözü HPG’deydi, askeri çalışmalardaydı. O, onun kişiliğine de uygundu.

Mesela bazı arkadaşlar değerlendirme yaparken o tatlı dilli, güler yüzlü halini, yaşamda da kendisini hep öyle sabit bir noktada tutan gibi değerlendiriyordu. Öyle değildi. PKK Ocağı Devresi’ne gittiği zaman, orada yine görüşmüştük. Yine bazı değerlendirmeler yapılıyordu. Berfîn arkadaşı için de ona benzer değerlendirmeler yapıldı. Ama ara verince Berfîn arkadaşa dedim; “bunlar seni tanımıyor ki”. Sendeki o heyecanlı, o coşkuyu, yani hep en önde olma, en zirvede, çatışmanın en sıcak anında olma yönünü bilmiyorlar. Dedi, “ya söyleseydin ya bunu orada!” Yani öyleydi Berfîn arkadaş. İdeolojik alan çalışmalarında da etkili olabilecek bir özelliği vardı. Bilgi birikimi, kişilik özellikleri, eğitici, kavratıcı yanları buna uygundu, yapabilirdi. Ama o savaşın en şiddetli alanını istedi. O alanlarda bulunmak istedi. O anları yaşamak istedi. Ve o şekilde savaşın en şiddetli olduğu yerlerde aktif şekilde yer aldı.

En sonunda Garê’de şehadeti yaşandı. Berfîn arkadaşın şehadet ilanı her ne kadar sonradan yapılsa da, şehit olduğu bir biçimde duyuldu. Düşman da kendi basın yayın kaynaklarında bunu dile getirdi. O açıdan şehadetinin önceden duyulması, bilinmesi o şehadet karşısındaki ilk duyulan duyguların da düzeyini ortaya koyuyor. Yani böyle bir yoldaşı kaybetmiş olmak, bizim açımızda çok etkileyici oldu. Çanakkale’den katılan o grupla yakın ilişki içinde olmanın, birçoğunu tanımanın, onlarla tartışmanın vermiş olduğu etki var. Yakından bu yönlerini tanıyor olmanın yaratmış olduğu etki, tabii farklı oluyor. Şehadetinden dört yıl sonra da ilanı gerçekleşmiş olsa, bunu duymak, ilk duyulduğu andaki etki düzeyini ifade etmese de insanı etkiliyor.

ŞEHADETLERE VERİLECEK EN ANLAMLI CEVAP SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRMEKTİR

Fakat bu etkiyi doğru biçimlendirmek, en doğru olanı. Çünkü çok şehit verdik. Sayısı on binleri geçiyor. Bunlar içerisinde her birimizin tanıdığı o kadar çok arkadaş var ki! Paylaştığımız o kadar çok şeyler var ki! Bunların hepsinin doğru algılanarak, doğru bilince çıkartılarak sorumluluğun yerine getirilmesi, ona layık bir yaklaşım sahibi olmak, Berfîn arkadaşın ve diğer arkadaşlarının şehadetlerine verilecek en anlamlı bir karşılık oluyor. Şehadeti en başta da derin bir öfke, derin bir kararlılık düzeyini de ortaya çıkartıyor. Berfîn arkadaşı tanıyan tüm yoldaşlar üzerinde de şehadetinin etkisinin ben bu düzeyde olduğuna inanıyorum. Onu tanımış olmak, onunla aynı mücadele içerisinde savaşıyor olmak böylesi bir yaklaşımı gerekli kılıyor.

Burada bir şey daha da belirtmek isterim. Berfîn arkadaş, sadece Berfîn adını almadı; Nûrhaq adını da aldı. Her ikisi de anlamlıdır. Bazen televizyonda Nûrhaq dağlarını gösteren görüntüler oluyor. Mesela bu görüntüler Nurhaq dağlarının ihtişamını da gösteriyor. Özellikle Nurhaq dağları, ‘70 sonrası devrimci mücadelede yer alan kuşak için anlamlıdır. Gerillayla özdeşleşmiştir. Sinan Cemgiller orada şehadete ulaşmıştır. Deniz Gezmişler de oraya giderken yolda tutsak düşmüşlerdir. Hep anılarda bu şekil yaşıyor. Yani Nûrhaq ile gerilla böyledir, birleşmiş durumdadır. Berfîn arkadaş o ismi, soy isim olarak Nûrhaq olarak aldı. O, Nûrhaq’ın o yüceliğini anlatıyor.

Nûrhaq’ın tepelerinde kar oluyor ama alta doğru karlar erimeye başlıyor. Eriyen karlardaki o yumuşamak zeminlerde kardelenler, berfînler çıkıyor. Aslında o zorlukların aşılması, hayata doğuş, günle buluşma anlamına da geliyor. Bu açıdan -Hanım Demir’di Berfîn arkadaşın gerçek ismi- aslında Berfîn Nûrhaq, yani Hanım Demir, bu şekilde Berfîn Nurhaq’a dönüşmüş oluyor. Herhalde Berfîn arkadaşı her zaman bu özellikleriyle anımsayıp onun mücadelesine, anısına layık olmaya çalışacağımı belirtmek isterim. Tekrar Berfîn ve Sema yoldaşlar şahsında tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle andığımı, anıları önünde saygıyla eğildiğimi belirmek isterim.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

60 Saniye’de Günün Önemli Haberleri

Sonraki Yazı

Yekîtiya Jinên Ciwan Kadın ve Önderlik Konulu Konferans Düzenledi

Sonraki Yazı
Yekîtiya Jinên Ciwan Kadın ve Önderlik Konulu Konferans Düzenledi

Yekîtiya Jinên Ciwan Kadın ve Önderlik Konulu Konferans Düzenledi

Yekîtiya Jinên Ciwan Derazorda Şehitleri Andı

Yekîtiya Jinên Ciwan Derazorda Şehitleri Andı

Manşet

  • Münster’de CDU Parti Merkezi Önünde Gençlerden Tiyatro Gösterisi
  • KJK: Rojava ve İran’da Soykırıma Karşı Halkların Direnişi Tarih Yazıyor
  • Berlin’de Gençler Rojava Saldırılarını Protesto Etti
  • Lozan Antlaşması’nın imzalandığı binaya Rojavayı Savunun yazılı pankart asıldı
  • Fankfurt’ta Rojava ya Yönelik Saldırılar Protesto Edildi
  • Kerkük’lü Genç Rojava Direnişinde Şehadete Ulaştı
  • Wan’da Yurtsever Gençlerden Rojava İçin Eylem
  • “Rojava Direnişi’nden Kesitler”

En Çok Okunanlar

  • Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Bern’de Rojava Nöbet eylemi gençler ve Kurdistanlılar öncülüğünde devam ediyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Tevgera Ciwanên Şoreşger Şehit Karker ve Şehit Brûsk’u Andı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • YPJ, Şehit Komutan Sîdar Efrîn’in Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Yurtsever Genç Kadınlar Öncülüğünde Gever’de Rojava Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Enternasyonalist Gençler Sınır Dışı Edildi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • TekoJIN, Ögrenciler ve YUNA’dan Rojava Üzerine Seminer

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Êzidî Gençlerden Rojava İçin “ROJPERESTIM” Şiiri

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD, 10 Şehidin Kimliğini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Stuttgart’ta Devrimci Gençlik Rojava için Alanlardaydı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.