Enter your email Address

Cuma, Ocak 30, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

“Tarihimizde ilk kez yakaladığımız halkımızın ordu yürüyüşünün yakın dönemde zaferi getireceğini bilerek görevlerimizin üzerine yürüyelim – III”

23/01/2022 - 0:03
içinde Analiz, Haberler, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 10 mins read
A A
Halklar Önderi Öcalan: Bir kişinin gücünü belirleyen yaşam felsefesidir
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ – 

Düzen kendini reformizme etmek istiyor; başarırsa cumhuriyeti re­formlarla biraz allayıp-pullayıp yeni­leyecek, başaramazsa devrim seçe­neği ağır basacaktır. Devrim seçe­neğinin ağır basması, özellikte her şeyden önce buna önderlik eden ve bu durumların ortaya çıkmasında baş rolü oynayan Kürdistan ulusal kurtu­luş mücadelesinin ve onun PKK ön­derliğinin kendini bu hükümet dö­neminde de güçlendirerek geliştirmesine bağlıdır. Özellikle de özel savaşın kendini daha da yetkinleştirerek sürdürmek iddiasında ol­duğunu iyi görmek gerekir. Olağan­üstü hal kalkar mı kalkmaz mı, bu hiç önemli değil. Sıkıyönetim mi gelir, o da önemli değil. Zaten Kürdistan’daki mevcut yönetim ta­mamen askeri-faşist sömürgeci ni­teliktedir. Bu her zaman için böyle­dir. Zaman zaman bazı Kürt işbir­likçilerine dayanması fazla bir şey değiştirmiyor. Bu tip işbirlikçiler za­ten aşıldı. Sivil maskeli idare edil­mesi askeri hakimiyeti fazla örtbas edemez bizde, dolayısıyla olağan­üstü hal olmuş, sıkıyönetim olmuş; bu ayrımları fazla ciddiye almak mümkün olmadığı gibi, olsa da ay­rıntıdır. Ordu ağırlığı, ordu denetimi -ki, günümüzde çok iyi tanıdığımız özel savaş, dikkatle değerlendirme­yi gerektirecek bir biçimde hüküm icra edecektir. Aslında hükümetin idaresinden ziyade, Kürdistan’da özel savaşın idaresi diyeceğiz. Hü­kümet yine onun ekonomik, siyasi, diplomatik ihtiyaçlarını gidermekle mükelleftir. Esas karar, esas uygula­ma özel savaş subaylarınca geliş­tirilecektir. Özel savaş aslında ba­şından beri uygulanıyor; önce gizli uygulanıyordu, şimdi açığa çıkıyor. Unutmayalım ki, gerçekten dikkatli bir göz, Türk basınını bile incelediğinde milimi milimine bize yönelik, Kürdistan’a yönelik bir özel savaşın uygulandığını görecektir. Camiler­deki hutbeyi okuyan resmi maaşlı müftüsünden tutalım hocasına, o-kuldaki öğretmenine kadar hepsi özel savaşın hizmetindedir. Belediyesidir, partileridir, hatta her türlü ekonomik, sosyal içerikli kuruluş­lardır; hepsine özel savaşın eleman­ları sızdırılmıştır. Onların direktifleri doğrultusunda çalıştırılmaktadırlar. Maddi-manevi bütün resmi-gayri res­mi düzeydeki kuruluşlar bunların kont­rolü altındadır. Biz biraz üzerine yü­rüdük gerilettik, bazılarını açığa çıkardık ve fakat tümünü açığa çıkar­mak, geriletmek, büyük savaşım is­ter. O halde özel savaşın karakterini, özelliklerini daha iyi görmek ge­rekir. Şimdiye kadarki kavrayışımı­zın sınırlı olduğu, ona karşı geliş­tirdiğimiz savaşın bu nedenle zayıf kaldığı göz önüne getirilerek, bu hükümetin de aslında özel savaşı kaldırması surda kalsın ona daha iyi hizmet etme gibi bir çaba içinde olacağını göz ardı etmeden ve fakat özel savaşın da hiçbir dönemle kıyaslanmayacak kadar gerileme içine girdiğini, deşifre edildiğini, bir anlamda küçümsenmeyecek oran­da etkisizleştirildiğini iyi görerek ve nihai olarak özel savaşımın direkt ve dolaylı anlayış ve kurumlaşmalarını ve şiddete yönelik yanlarını dikkate alan kapsamlı bir devrimci savaş tak­tiğiyle karşılamayı bilmek gerekir.

Demek ki önümüzdeki dönemin devrimin lehine gelişmesi için her şeyden önce birincil planda ağırlıklı rol gerilla savaşında olmak üzere özel savaşın şiddete dayalı bütün uygulamalarını aynı şiddetle kar­şılamak, bunun için gerillayı derin­liğine ve genişliğine iyi oturtmak büyük önem taşıyor. Biz şimdiye kadar gerillanın çocukluk aşamasını yaşadık. Gerillanın toyluk, amatör­lük aşamasında kaldık. Olgun bir gerilladan bahsetmek zordur. Hatta ağırlıklı olarak silahlı propaganday­dı bizim yaptığımız. Gerillanın bazı temelleri atıldı şimdi, ama gerçek­ten bir gerillacılık yaptığımıza inanıp kendimizi kandırmamalıyız. Gerilla­nın alt yapısı biraz oluşturuldu ve gerillaya benzer bazı eylemler, ça­balar içine girildi ama çok yetersiz. Her kim ki, iyi gerillacılık yaptık, hem de nerdeyse en iyisini veya işte ancak bu kadar yapılabilir diyorsa, o kendini aldatıyor; o gerilladan, onun ordulaşma aşamasından bir şey an­lamamıştır. Biz çok iyi biliyoruz ki, bu konumda olan birçok öğe var. Bun­lar hiç şüphesiz önümüzdeki döne­min özel savaşına sağlam bir karşı­lık veremezler. Zaten dikkat edilirse şu anda en çok üzerinde durduğu­muz da gerilla çalışmalarını engel­leyen böylesi çabaların önünde dur­maktır. Bir türlü gerillayı geliştirme­me, gerillaya rolünü oynatmama, gerillanın emrettiği eğitim, örgütle­me, lojistik, üslenme ve hareket tarzını geliştirmeme, bunları bir türlü ordu esaslarına, onun yönetmeliğine bağlayamama ve bu konuda objektif olarak gerçekten bir tas­fiyeci rol içinde bulunma durumu eğer asılmazsa gerillanın yozlaşma­sı ve kendi kendini tasfiye etmesi göz ardı edilemez. Gerçek bir tehli­kedir bu. Çoğunun iyi niyetli olması, köylü usulü savaşması bu durumu daha da tehlikeli hale getiriyor. Bu­rada şunu çok iyi bilmek gerekiyor ve özellikle sizlerin çok iyi bilmesi gerekiyor, halihazırda savaşa varım diyenlerin müthiş anlaması gere­kiyor: Mevcut düzeyin her ne ka­dar bir gelişme düzeyi olarak alsak da son derece zor bela ayakta tutulan bir düzey olduğunu, bizim, özellikle önderliğin çabalarının ardı arkası gelmez katkılarıyla ayakta tutulduğunu göz ardı edemezsiniz. Birlik savaşçılarının, komutanlarının konumu eğer her gün ihtimamla, sağdan-soldan destekle yönlendirilmezse düşmeleri kaçınılmazdır, diyoruz. Yani savaşçı ve komutan rolünü oynamaktan uzaktır.

Bu anlamda bu devrenin veya bu devrenin şahsında bütün partinin gerilla savaşı içine giren savaşçı ve kadrosunun üzerinde durulmasının en temel nedeni de bu durumu aştırmak, salt önderlik çabalarıyla veya alışılmış silahlı mücadele biçimleriyle bizim bu durumu artık daha fazla ilerletemeyeceğimizi, kurtaramayacağımızı iyi bildirmektir. Ve eğer gerekenler yapılmazsa, özellikle bizim çabalarımızın şu veya bu nedenle arkası kesilirse, değil gelişme, tasfiyenin kaçınılmaz oldu­ğunu size göstermek içindir. Bura­da özel savaşı karşılayacak, ona göre gerillayı geliştirecek pozisyo­nu, gerilla savaşçılığını, gerilla ör­gütlendirmesini, ordulaşmasını sağ­lamak gibi ertelenemez, üzerinden, altından, sağından, solundan geçi­lemez, mutlaka gereği yapılması ge­reken emredici bir görevle karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönemde özel savaş eğer iyi bir gerillayla karşılık bulmazsa, başarı kaydeder. Mevcut gelişmelere, bizim çabaları­mıza, partinin dışta-içte yürüttüğü siyasal çabalarına güvenerek sahte bir gerilla yaşamına kimse kendini kaptırmasın. İçinizde özellikle bu yön­lü tehlikeli eğilimler, yaklaşımlar var. Partinin büyük tecrübesine dayanan gelişmenin üzerinde ucuz yaşanmak isteniyor. Gelen bütün raporlar, hiç çaba harcamadan, ucuz komutanlık talepleriyle dolu. Bir Türk teğmeni dört yıl genelkurmaylık okur, staj dönemi vardır, askeri liseden geçer, daha öncesinde ilkokulu, ortaokulu okur. Bu kadar kapsamlı bir eğitim­den geçen kişi teğmen, yani bir ta­kımın komutanı olur. Bizimki ise da­ha doğru dürüst iki kelime konuşa­mıyor ama bir günde bir takım da değil, bölük komutanlığını istiyor, biz­den. Artık bu gaflete bir son verme­liyiz. Böyle ucuz komutanlık olmaz! Böyle komutanlık anlayışını yerle bir edeceğiz. İki keçi gütmesini bilme­yen, ben komutanlık istiyorum diye kendisini hangi cesaretle dayatabi­lir? Bizim bir ordulaşma imkanı yarattığımız doğrudur. Savaşçı der­lediğimiz doğrudur. Fakat bunlar­dan komuta teşkil etmek, takım ko­mutanlığı teşkil etmek, doğru dürüst bir-iki kelimeyi konuşamayan, doğru dürüst bir nizamı bile kendine yedirmeyen adamın tasarrufuna bunları bırakmak kendimize yapılabilecek en büyük kötülüktür. Biz kendimize bu kötülüğü yapıyoruz şimdi. Yapmaya­lım; edebinizi bulacaksınız, terbiye­nizi, nizamınızı bulacaksınız. Bu işe gönüllü geliyorsunuz, ‘Varım” diyor­sunuz, talep üstüne talepte bulu­nuyorsunuz ve fakat özüne, nizamı­na gelmezseniz sizden daha alçağı yoktur. Ordulaşma en oynanmaya­cak savaş biçimidir, örgüt biçimidir. Ülkedeki birimlerin durumuna bakı­yoruz; gerçekten, eğer birlik komu­tanı olursam yaşadım, diye düşünü­lüyor. Biz bu partiyi bu aşamaya ge­tirmek için kendimizi lime lime eder­ken yaşama diye bir şey aklımıza gel­di mi? Bir takım insanı yiyeceğin­den giyeceğine, ruhuna kadar biz donatacağız. O adam da gidecek üzerine oturacak! Böyle gözü kara adamlar şimdi peydan olmuş. Bir defa tepeden tırnağa kadar disiplin kesilmezsen, muazzam bir çalışma gücüne ulaşmazsan, teori kadar işin pratiğini bilmezsen bunun cesaret ve fedakârlığı sende olmazsa, nasıl komutan olmak istiyorsun! Ama ne yazık ki, parti adına önderlik eden, parti adına bu çalışmaları gözet­mekten sorumlu olanlar da bir o denli sorumsuz. Ve hiç de ölçülere uygun olmadığını bildikleri halde, bu iş böyle yürümez, böyle komutan olunmaz, böyle savaşçı bile olun­maz diyemiyorlar. Bu konuda görev­lerini maalesef yerine getiremiyor­lar. Gerillayı geliştirmek, sorunları böyle kavramak ve çözüm gücü ol­makla mümkündür. Son yıllarımızı ve bu son devremizi çok büyük bir ça­bayla biz bu sorunların çözümüne boşuna hasretmedik. Şimdi tekrar söylüyorum: Gönüllü geliyorsunuz, an­lam ifade etmesi için çelikten bir disiplini, ordu çalışmasına dayatma­lıyız. Bir komutan kimdir, bir savaşçı kimdir, görevi nedir? Bu sorulara cevap vermeden yaklaşmayın diyo­rum size. Söz veriyorsunuz, hiç ol­mazsa biraz namuslu bir biçimde bu sözün adamı olun, ama bu da bu yönlü görevlerin başarılmasına bağ­lı. Bu gücü kendinizde oluşturun. Hiç şüphesiz biz burjuva okulların­da olduğu gibi, harp okullarında ol­duğu gibi uzun süreli bir eğitim gör­meyeceğiz. Halkın okulları bunlar­dır. Halkın askeri okulları bunlardır. Halkın evlatları bu okullarda gerilla için, kadro ordulaşmaları için gere­keni alırlar ve biz de gerekeni veri­yoruz. Fazlası var, eksiği yok aslın­da. O zaman layık olalım. Verileni alalım. Halk savaşçılarına, halk ordulaşmasına ne lazımsa onu kendi­mizde üretelim. İmkansız değil bu, koşullar çok olgun hale gelmiştir.

Halklar Önderi Abdullah Öcalan/1991 Aralık Çözümlemelerinden Derlenmiştir

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

GÜNDEM 23 OCAK 2022

Sonraki Yazı

Kavalımın ezgili sesi: Evindar

Sonraki Yazı
Kavalımın ezgili sesi: Evindar

Kavalımın ezgili sesi: Evindar

“AKP Geleceği KDP Geleceği Birdir”

"AKP Geleceği KDP Geleceği Birdir"

Manşet

  • Sosyalist Olmak
  • QSD: Kademeli Entegrasyon ve Kapsamlı Ateşkes Anlaşması İmzalandı
  • Ayten Dersim: Rojava Halkının Direnişi Etrafında Kenetlenmeliyiz
  • Münster’de Binlerce Kürdistanlı 9. Günde de Alanlardaydı
  • Frankfurt’ta Rojava’ya Yönelik Saldırılara Karşı Binler Sokakta
  • Berlin’de Rojava Saldırıları Protesto Edildi: Bombardımanlar Durana Kadar Mücadele Sürecek!
  • Gençler Rojava İçin Berlin ve Hamburg’dan Seslendi
  • Hamburg’da Binler : Gözümüz Kulağımız Rojava’da

En Çok Okunanlar

  • Saldırılar Sürüyor, DAİŞ’lilerin Tutulduğu Cezaevinde Çatışmalar Yaşanıyor

    QSD: Kademeli Entegrasyon ve Kapsamlı Ateşkes Anlaşması İmzalandı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Direniyorsam O Halde Varım

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • YPJ 2 Şehidin Kimliklerini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD, 2 Savaşçının Kimliklerini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Özgür Halk Dergisi Dijital Yayına Başladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Gençler Rojava İçin Berlin ve Hamburg’dan Seslendi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Wan Xaçort’ta Yurtsever Gençlerden Rojava Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Sınır Dışı Edilme Kararı Verilen Enternasyonalist Gençler İstanbul’da Bekletiliyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Şehit Karker ve Şehit Brûsk Anısına

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Rojava Seferberlik Komitesi: Şehit Ehmed Ulusal Birliğin Köprüsü Oldu

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.