Enter your email Address

Çarşamba, Şubat 4, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

“Irkçı kibir ve demokrasi düşmanlığı”

09/07/2021 - 0:07
içinde Analiz, Haberler, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 7 mins read
A A
“Irkçı kibir ve demokrasi düşmanlığı”
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ – 

  • Irkçılık herkesi vurur. Irkçılığın hedefi demokrasi olduğundan az-çok herkes nasibini alır.

“Türkiye’de faşizm var” denildiğinde buna karşı çıkıp “hayır, AKP demokrasiden yanadır” yanılgısını yaşayanlar kendisini faşizmin hapishanelerinde veya sürgünlerde buldu. “Kayyım” adı altında her demokratik kurum gasp edildi; katliamlarla dolu bir tablo ortaya çıktı. Şimdi de “ırkçılık zirve yapmış” denildiğinde karşı çıkanlar bulunuyor. Durumu anlamak için illaki ırkçılığın hedefi haline mi gelmeliler?

Irkçılık herkesi vurur. Irkçılığın hedefi demokrasi olduğundan az-çok herkes nasibini alır.

Bazı göstergeleri sıralarsak meramımız daha iyi anlaşılır.

* Birincisi, her şeyden daha çok ve azgınca demokratik değerlere saldırı var. Parlamento askıdadır. Geceleri ansızın alınan kararlar esastır. Kararnamelerle devlet idare etmek faşizmin en tipik özelliğidir. Üstüne cins, inanç, etnik kimlik ayrımları da eklenince ırkçılık kurumsal hale gelmiş oluyor.

* İkincisi, kadın özgürlüğünden, İstanbul sözleşmesinden, İstanbul kanalından, Rize halkından, yakılan ormanlardan, ekolojiden bahseden herkesi düşman görmek faşizmdir; bunları Kürt düşmanlığıyla kamufle etmek ve insan hakları ihlallerini normal göstermek ırkçılığa açılan kapı oluyor.

* Üçüncüsü, HDP’ye yaklaşım turnusol haline gelmiştir. HDP sadece Kürtlerin partisi değil tüm halkların partisidir. Bunu kasten muğlaklaştırmak isteyen egemen akıl HDP şahsında Kürdü, Kürt halkı şahsında ise tüm demokrasi güçlerini aşağılamak istiyor.

* Dördüncüsü, her halk gibi Kürt halkı da onurlu bir halktır ve insanlık ailesi içinde onurluca yaşamak istiyor. Halklar onurunu dil ve kültürlerinden alırlar. Türkçenin ne kadar hakkı varsa Kürtçenin de o kadar hakkı olmalıdır. Fakat egemen akıl buna şiddetle itiraz eder. Irkçılık burada başlar:

“Kürtçe diye bir dil yoktur” ile başlayan ve şimdilerde “Kürtler Kürtçe eğitim istemiyor” yalanıyla süren bir kampanya var.

Bu gibi ifadeleri “Türkçeye” çevirerek okuyalım:

Önce “Türkçe diye bir dil yoktur” diyelim. Türkler buna karşı direnip kendilerini zorla kabul ettirdiklerinde bu kez; “Türkler Türkçe eğitim istemiyor!” vb. devam edelim.

Bu ifadeler Türkler için neyi ifade ederse Kürtler için de onu ifade eder. Bu ırkçı yaklaşımların siyaseten kullanım değeri sadece köhnemiş milliyetçilikleri kışkırtır, başka bir kıymeti yoktur. Fakat her halükârda sonuç demokrasinin katli olur.

* Beşincisi, dağlarda direnen gerillalar bu halkın evlatlarıdırlar. Uzaydan gelmiş değiller. Sadece meşru savunma pozisyonundadırlar. Buna karşın savaş rantçılarının kullandığı araçlar ve dil ise “kelle avcılığı” şeklinde olup soykırımcı faşizmin ve ırkçı kafatasçılığın tipik özelliğini yansıtmaktadır. Katledilenlerin Kürt olduklarını bile söylemeye dilleri varmıyor; bu da ırkçılığın en açık kanıtıdır.

* Altıncı olarak ırkçılığın kibri ve kendini ne kadar abarttığına değinilebilir.

Gerillaların dağlarda yaptığı sığınakları gördüklerinde: “Mümkün değil, bunu Amerika yapmıştır!” dediler. Yani bir mağarayı bile yapamayacak durumda göstermeye çalışıyorlar. Hani Kürtler mağara insanıydı?

Şovmen asker Mete Yarar, Êfrin işgalinden sonra oraya gittiğini ve gördüğü bir askeri hastane karşısında şok olduğunu anlatmıştı. “O hastane standartlara göre mükemmel yapılmış, bunu mutlaka yabancı istihkam subayları yapmıştır!” sözlerinin içindeki ırkçılığı görmemek için aptal olmak lazım.

“Bugüne dek aşağıladığımız Kürtler nasıl olur da bunları yaparlar oysa bunlar vahşi, yabani, cahildirler!”

Dedikleri budur ve adını bile anmadıkları Kürtler için şu sonucu doğurur: “Yok edilirlerken üzülmeye değmez!”

Halkın Hüseyinleri!

Kimyasal saldırılardan bile yiğitlerimizi koruyan sığınaklar bizzat bu yiğitlerin alın teriyle, emek kahramanlığıyla yapılmıştır. Bu sığınaklar demokrasi sığınaklarıdır; adına savaş tüneli denilen mevziler de demokrasi mevzileridir. Bunu anlayan herkes gerillanın direnişine güç katmak için harekete geçmektedir.

O çok etkilendikleri hastane ise vahşi saldırılar düşünülerek bizzat Êfrin’li ustaların eliyle yapılmıştır. Başlarındaki koordinatörün ismi de iddia ettikleri gibi “yabancı” değildi, konu gündeme gelince öğrendik ki adı Hüseyin’miş!

İşin doğrusu öyle dünya çapında örnek sayılacak bir hastane değil, savaş koşullarına göre normal bir hastane yapılmıştı. Fakat Kürtler küçümsenecek ya, bunun için her şeyi biraz abartacaklar!

Derviş ocağı olan Êfrin kanlı postallardan kurtarıldığında özgür kadınların öncülüğünde o kıymetli ustalar ve Halkın Hüseyinleri orada yepyeni bir ütopya kenti inşa ederek insanlığa en güzel demokratik yaşam örneğini sunacaktır. İşte bu abartı değildir.

Kısacası hastane, mağara, savaş tünelleri, aylarca aralıksız süren direnişler, suikastçı aparatları, gerillanın hava kuvvetleri derken her konuda sarsılıyor ve işin içinde “yabancı parmağı” arıyorlar.

Irkçılar ne düşünürse düşünsün önemli olan Kürtlerin kendilerini yersiz yere abartmaması ya da küçümsememesidir. Bu konuda yanılgılar olmazsa direniş başarılacaktır. Çünkü unutulmamalı ki halkımızın bu ırkçıları tüm pislikleriyle beraber gömecek başka yetenek ve özellikleri de vardır.

Tarihte ilk kültürel yaratımlara imza atmış olsa da Kürt halkı her konuda yetenekli değil ama direniş konusunda uzmandır! Bir de onun kahramanca direnen gerillasına sorun, diyeceklerdir ki: “En çok da bunların savaşındaki namertlik karşısında üstün yetenekler kazandık!”

* Yedincisi: Elbette ki tüm Türkiye faşist ve ırkçı değildir. Fakat yaşanan ırkçılığın da görülmesi gerekir. Bir avuç da olsalar ırkçı faşist çete güruhu “iktidar koltuğunu” kendi rehinesi durumuna getirmiş ve tepe tepe kullanıyor. Bunlara karşı yürütülen mücadele başarılı olduğunda İmralı duvarları yıkılıp tarihi Kürt-Türk birlikteliği yıkılmamacasına yeniden başlayacaktır! Bu da demokrasinin zaferi olacaktır.

Nurettin Demirtaş/Yeni Özgür Politika

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

“14 Temmuz direniş ruhu Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin direnme çizgisidir – VI”

Sonraki Yazı

HPG gerillası şehîd Hêja Sine’nin gençlere, halka ve ailesine son çağrısı

Sonraki Yazı
HPG gerillası şehîd Hêja Sine’nin gençlere, halka ve ailesine son çağrısı

HPG gerillası şehîd Hêja Sine'nin gençlere, halka ve ailesine son çağrısı

Besê Hozat: Kadın zaten mücadelesiyle faşizmin köküne kibrit suyu döküyor

Besê Hozat: Kadın zaten mücadelesiyle faşizmin köküne kibrit suyu döküyor

Manşet

  • TekoJIN Öncülüğünde Berlin’de Etkinlik Düzenlendi
  • Cenevre’de 7 Şubat Uzun Yürüyüşü Öncesi Bildiri Dağıtımı
  • Hamburg’da Rojava için Görkemli Yürüyüş
  • Kobanê Öğrencileri İlk Yardım Eğitimi Veriyor
  • QSD, 8 Savaşçının Kimliklerini Açıkladı
  • Kobanê 12 Şehidini Uğurladı
  • DFG: Ocak Ayında 14 Gazeteci Gözaltına Alındı, 1’i Tutuklandı
  • Hesekê’de Devriye Gezen İç Güvenlik Güçlerine Halktan Destek

En Çok Okunanlar

  • QSD, 8 Savaşçının Kimliklerini Açıkladı

    QSD, 8 Savaşçının Kimliklerini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kobanê 12 Şehidini Uğurladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hesekê’de Devriye Gezen İç Güvenlik Güçlerine Halktan Destek

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • TekoJIN Öncülüğünde Berlin’de Etkinlik Düzenlendi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • DFG: Ocak Ayında 14 Gazeteci Gözaltına Alındı, 1’i Tutuklandı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Cenevre’de 7 Şubat Uzun Yürüyüşü Öncesi Bildiri Dağıtımı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Önderliğin Demokratik Uygarlık Paradigmasına Doğru Yaklaşmak Gerekiyor

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Stuttgart’ta TCŞ Öncülüğünde Gençlik, Rojava’ya Yönelik İşgal Saldırılarına Karşı bir Panel Düzenledi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Arap Halkı: Demokratik Ulusu Savunacağız!

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Berlin’de Kürt Gençlerinden Rojava’ya Destek: 14 Günlük Aralıksız Eylem

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.