Enter your email Address

Cumartesi, Şubat 7, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

AKP-MHP faşizmiyle katmerleşen 12 Eylül

12/09/2020 - 0:02
içinde Analiz, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 6 mins read
A A
AKP-MHP faşizmiyle katmerleşen 12 Eylül
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ – Aradan kırk yıl geçmesine rağmen, 12 Eylül rejimi AKP-MHP faşizmiyle katmerleşerek devam etmektedir. Hükümetler geldi geçti, başbakanlar değişti, cumhurbaşkanları değişti, meclisteki vekiller defalarca değişti, bakanlar kurulu kaç defa değişti, ama 12 rejimi değişmedi, çoğalarak ve daha da şiddetlenerek devam ediyor. 12 Eylül 1980’de yapılan askeri darbeyi sadece bir askeri bir darbe olarak görmek yanlış olur. 12 Eylül, Türkiye’de bir sistem yarattı. Darbenin amacı sadece gelişen toplumsal mücadeleyi bitirmek, ezmek değil, mücadele edemeyen, direnmeye cesaret edemeyen,  korkak, edilgen ve pasif bir toplum yaratmayı hedefledi. 12 Eylül’ü, 12 Mart’ın bir devamı olarak ta değerlendirebiliriz. Toplum karşıtı ilk darbe 12 Mart 1971’de oldu, sol ve demokratik kesimler hedeflenerek, toplumsal mücadelenin önüne geçilmek, bitirilmek istendi.

12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerinin arkasında NATO ve Batı emperyalist güçlerle onların Türkiye’deki yerel ayakları olan komprador işbirlikçi burjuvazi var. Türkiye’de olası bir devrim, sermayenin sonunu getirebilirdi, bütün servetlerini kaybedebilirlerdi. Bundan korkan bir Tüsiad ve global sermaye güçleri, hem bu toplumsal mücadeleyi bitirmek ve hemde Türkiye üzerinde siyasi ve ekonomik olarak daha çok hakimiyet kurmak için, 12 Eylül askeri darbesini yaptırdılar, bütün sol, sosyalist, yurtsever, devrimci güçleri  hedefleyerek bitirmek istediler. Sadece belli bir devrimci kesim üzerinde değil, aslında bütün toplum hedeflendi, devrimcilere sempati duyan sol ve devrimci güçlerin örgütlü olabilecekleri bütün şehirler, köyler ve mahalleler günlerce hatta aylarca asker ablukasına alındı. 12 Eylül bütün Türkiye’yi açık bir hapishaneye çevirmişti, binlerce, onbinlerce devrimci demokrat ve yurtsever insan tutuklanarak zindanlara konuldu, bir o kadarıda yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Sadece 2 yılda 200 devrimci işkenceyle ve asılarak öldürüldü. 12 Eylül, zindan içinde zindan yaratmak demektir. Darbe sadece devrimcileri zindana koymakla kalmadı, devrimcileri siyasi amaçlarından vazgeçirmek için insanlık dışı ne varsa hepsini denediler ve sonuç almak istediler. Zindanda devrimciler siyasi hedeflerinden vazgeçirilip, esir alınırsa, dışarıdaki mücadele daha kolay bastırılır ve toplum ürkütülür, müdaceleye destek olmaz hesabını yapıyorlardı, darbeci güçler.

12 Eylül’ü çok yönlü olarak değerlendirmek mümkündür. Hem bir baskıcı darbe, hem Türkiye’yi dışarıya daha çok bağımlı hale getiren bir rejim, hem anayasayı değiştirip işçi haklarını ve ücretlerini dondurma, hem serbest piyasa ekonomisini daha çok yaygın hale getirme, kamu mülkiyetlerini özelleştirme ve herşeyi özel holdinglere satma ve hemde korkak ve pasif bir toplum yaratmayı hedefledi, 12 Eylül. Dikkat edilirse 1980 lerde Türkiye’de korkunç bir zam dönemine girildi, her şeyi özelleştirme kampanyaları başlatıldı, her hafta zam üstüne zam yapılıyordu, ülkenin kapıları ardına kadar açılmıştı global sermaye güçlerine . Özallı yıllar, global sermayenin Türkiye’yi hem siyasi ve hemde ekonomik olarak kuşatma altına aldığı yıllardı ve bu kuşatma hala devam etmektedir. En son AKP eliyle onlarca kamu mülkiyeti özelleştirildi, satıldı. Özellikle 12 Eylül sonrası oluşan hükümetlerin hepsi global sermayenin ve onun ülke içindeki uzantısı ve temsilcisi olan Tüsiad’ın direk temsilciliğini ve hizmetçiliğini yapmışlardır. 12 Eylül sonrası kurulan hükümetlerin hepsi ekonomide neoliberal politikalar uyguladılar ve bu politikalar AKP-MHP’yle dahada korkunç bir boyut kazanmış durumda. Türkiye hiçbir dönemle kıyaslanmayacak ölçüde her bakımdan bir kırılma, dağılma ve iflas yaşıyor.

Özal’la sivil olarak yoluna devam eden 12 Eylül rejimi Türkiye’de mafyavari ve çetevari bir hırsızlar hükümetleri yarattılar. Her tarafta hırsız, mafya ve çeteler türedi, devletin içi çetelerle doldu, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve devletin parasını yan cebe koymak bir kültüre dönüştü, iktidara gelen partiler zenginleşerek gittiler. Sadece bu kadarla kalınmadı, toplumsal bir yozlaşma ve çürüme başladı. Kürdistan sürekli özel olarak cunta rejimiyle yönetildi. Özellikle son yıllarda Kürdistan harap edildi ve bu saldırılar devam ediyor. Yasal zeminde de Kürtlerin kazanımları hedefleniyor, iradeleri kabul edilmiyor. HDP belediyelerine kayyum atanmaları ve HDP’ye, işçilere, köylülere, öğrencilere, avukatlara, sistemden zarar gören bütün devrimci, demokrat ve hak arayan her kesime saldırılar artarak devam etmektedir. Tabi Kürtler için bu rejimin yaklaşımı yüz yıldır daha özel savaş şeklinde olmuş, devlet terörüdür.

AKP hükümeti, 12 Eylül rejimini temsil ediyor. Zaten siyasal İslamcı güçler, 12 Eylül’ün bir ürünü olarak peydalandılar. Şu an, Türkiye’nin hiçbir döneminde olmadığı kadarıyla dinci cemaat ve tarikat ülkenin başına bela edildi. 12 Eylül en çok kendisini Amed zindanlarında sonuca ulaştırmak istemiştir, ama en çokta Amed zindan direnişlerinde ve dışarıda gelişen büyük direnişlerle gereken dersi almıştır. Kürdistan Ulusal Devrimci Mücadelesi, 12 Eylül’ün hasaplarını ters yüz etmiş, 12 Eylül’ün en azından Kürdistan’da deflerini dürmüştür. 12 Eylül rejimi ve geleneksel inkarcı sistem, Kürdistan’da siyaseten iflas etmiştir. 12 Eylül, Türkiye’ye her yönden çok kan kaybettirdi ve toplum hala bunun enkazı altındadır. Kürdistan Ulusal Devrimci Hareketi. 12 Eylül rejiminin yarattığı ve toplumu esir ettiği baskıcı sistemi bütün Türkiye ve Kürdistan’da ortadan kaldıracak, yeni bir yaşamın temellerini inşa edecektir. Türkiye ve Kürdistan’da yeni ve özgür bir yaşamın kurulacağına olan inanıcımız tamdır…

Kemal Söbe

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

GÜNDEM 12 EYLÜL 2020

Sonraki Yazı

ÖZEL – Cenga Heftanin Savaş Koordinesi – DİRENİŞ VE SAVAŞ ANLARI – 5

Sonraki Yazı
ÖZEL – Cenga Heftanin Savaş Koordinesi – DİRENİŞ VE SAVAŞ ANLARI – 4

ÖZEL – Cenga Heftanin Savaş Koordinesi – DİRENİŞ VE SAVAŞ ANLARI – 5

EW DER HEFTANİN’E

EW DER HEFTANİN’E

Manşet

  • Bayık: Rojava’da Demokratik Toplum ve Kürt İradesi Hedefte
  • TCŞ Gençliği Hamburg’da Kobanê’ye Yönelik Kuşatmaya Karşı Alanlardaydı
  • QSD’nin Arap Savaşçısı Ezîz Ereb: Dış Güçlerin Oyunlarına Gelmeyin
  • Hesekê’de Nöbet Tutan Gençler Önder Apo’nun Değerlendirmelerini Dinledi
  • Berlin’de Rojava’ya Yönelik İşgal Saldırılarına Karşı Broşür Çalışması
  • Ortadoğu Krizi, Rojava’ya Yönelik Saldırılar ve Kürt Özgürlük Hareketinin Tarihsel Rolü
  • KCK, 6 Şubat Depreminde Yaşamını Yitirenleri Andı
  • Çok Sayıda Kentte Depremde Yaşamını Yitirenler Anıldı

En Çok Okunanlar

  • Ortadoğu Krizi, Rojava’ya Yönelik Saldırılar ve Kürt Özgürlük Hareketinin Tarihsel Rolü

    Ortadoğu Krizi, Rojava’ya Yönelik Saldırılar ve Kürt Özgürlük Hareketinin Tarihsel Rolü

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Berlin’de Rojava’ya Yönelik İşgal Saldırılarına Karşı Broşür Çalışması

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD’nin Arap Savaşçısı Ezîz Ereb: Dış Güçlerin Oyunlarına Gelmeyin

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Önder Apo, QSD-Şam Anlaşması Öncesi Kime Ne Mesaj Gönderdi?

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • TCŞ Gençliği Hamburg’da Kobanê’ye Yönelik Kuşatmaya Karşı Alanlardaydı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hesekê’de Nöbet Tutan Gençler Önder Apo’nun Değerlendirmelerini Dinledi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • KCK, 6 Şubat Depreminde Yaşamını Yitirenleri Andı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Paris’te Gençlik Öncülüğünde Rojava Saldırılarına Karşı Yürüyüş

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Ludwigsburg’da Kürdistanlı Gençlerden Rojava İçin Yürüyüş

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Bayık: Rojava’da Demokratik Toplum ve Kürt İradesi Hedefte

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.