Enter your email Address

Perşembe, Ocak 29, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Gençlik Genç Kadın

Umudu Haykıranlara

07/08/2020 - 0:10
içinde Genç Kadın, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 5 mins read
A A
Umudu Haykıranlara
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ

Yazılması gereken bir dünya bu…

Umudu, hasreti çağırıyor şimdi tüm yazılışlar. Kalemin ucunda bir kurdele çözülüveriyor en mavisinden. ‘Mavi’ deyince gökyüzünü çağrıştırıyor insana ve kuşlar ilişiyor gözlere. Şimdi kuşlar, bir ıslık sesini taşıyor kanatlarında. “Islıkları nereye götürüyorsunuz ey kuşlar?” diye bir soru, çılgın bin yıllık zamanlarda oluşan dağların uç yanlarında yankılanıyor. Sonra rüzgâr bin yıllığın sesini alıp götürüyor. Toprakta yazılması gereken dünyanın ayak izlerini oluşturuyor. Bir kadının saç telleri mi sildi bu ayak izlerini? Ya da bir serüven gereği görünmezliğe mi büründüler? Bir ayak o heybetli dağları bile altına alıp çiğniyorsa, bu yolculuğun boyutunu açıklamalı bilirkişilerden oluşan, o ateşli çemberin ses telleri. Açıklayamıyorsunuz işte! Bu yörelerinize ait türkülere benzemez. Ses tellerinizin gücü yetersiz kalıyor.

(Böylece kalem imdada gelir.)

İşte yine geldi. Nasıl da savuruyor kelimelerin iskeletini kâğıda. Bir savaş gerçekliği kadar acımasız, bir masal perisi kadar masumane yükleyebiliyor kalem mürekkebinin sıvılığına. Her dilden ve insan elinden yazıyor. Barış deyip duvarlar ve de sınırlar resmeden kravatlılardan, barışın gerçek savunucularına kadar yazıyor. Din üzerinden; Sümerlerde egemenliğin kalesini diken Ziggurat rahiplerinin kadını köleleştirmesinden, günümüz dünyasında katliamlar gerçekleştiren çetelere kadar yazıyor. Dünyayı yaşanmaz kılanlardan ve ona kıyas ile doğal toplumun yaşanırlığına kadar yazıyor. Sorularla donatıyor yaşamımızı, belki de yaşamı sorgulatmalarla donatıyor.

“Ciğer, içine aldığı dumanın öldürücülüğünün farkında mı? Bir çocuk gülüşü, elma kokusunda ne zaman yok olacağını biliyor mu? ‘Kırmızının tutsağı’ bir kadın, gidişinin karakterine lansesini, o serüvene atılmadan bilebilir miydi? Bulutlar, pamuk gibi bulutlar… Gerçekten artık bulutlarımız pamuk gibi mi? Akbabalar Şengal’de, susuz kalan bir vücudun ne kadar sürede eriyeceğini biliyor mu?

Yanıtla diyor bir ses, anlat olanları… Yazılması gereken bir şey bu…

Dilinin siyasi boyutlara ulaşması gerekmiyor. Görünürdeki -sahte duvarlar- gerçek olanın kendisi, yani ya-şa-mak kavramı seni buna zorluyor. Hele bir savaş boyunduruğundaysa kaleminin ucunda kilitlenenler, anlatmak zorunda kalıyorsun. Hele bir de o ellerin taşıdığı parmaklar yalnızca kalem tutmuyorsa. Bir yaşamın savunucusu olmanın tüm şartlarını yerine getiriyorlarsa, yazması şart oluyor… Silahınla da o zaman bütünleşiyorsun. Anlama kavuşturduğun o an… Artık insana soğuk gelmiyor, gerçekliğin sıcaklığını yayan Rus yapımı bir kaleşnikof. Meydan okuma sırası sana geliyor… ‘Soluk soluğa’ kalıyorsun ve yine kalem şart oluyor. Ellerin, akrep yuvalarında uykuya dalan çocuk bedenlerini, elleriyle ‘çocuğunu boğmak zorunda kalan’ bir annenin duygularını, yaşamı emzire(meye)n doğanın çığlığını, dili olmayan dağlarda, soğuk ve terli duvarlar arasında ödenmiş bedelleri ve niceleri yazması gerekiyor. Ve her şeye rağmen inat ile umudun ayakta olduğunu haykıranları…

Yazılması gereken bir gerçeklik bu…

Bir enerji akımının yarattığı, üzerinde yaşadığımız evren kadar gerçek. Bir savaşın gözyaşları kadar şeffaf ve barışın renkleri kadar somut olan bir gerçek bu. Duymayan kulak zarlarını, görmeye kapalı göz organını, konuşmayan dilin tüylerini hareketlenmeye çağıran gerçekliğin ta kendisi. İşlevsiz kılınmış üç organın sahipleriyiz bizler. Peki ya burnumuzun varolma savaşı ne olacak? Kan kokusu, barut kokusu, zulmün ve egemenliğin yaydığı tüm kokular… Yoksa dördüncü bir organını daha mı kaybediyor insan bedeni? Ya da bir silkelenişe çağrı mı oluyor tüm gerçekler?

Peki ya sen! Sen bu iki sorudan hangisini besleyeceksin? Portakal ağacı bile bahar ayında, öldürülmeye çalışılan doğa için savaşıyor. Belki de tüm insanlık portakal çiçeğinin yaydığı kokuyu hissetmekle başlamalı.

Bu dağlarda, portakal çiçeğinin bir dalı bunu gerçekleştiriyor şimdi. Dağlara yayılan tüm kokular ile bütünleşiyor. Artık direniş kokuyor, sevda kokuyor ve inatla -barış- kokuyor.

Destan Yörük

KAYNAK: Newaya Jin

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

ÖZEL – Heftanîn savaşçısı Canfeda Sipan yazılan destansı kahramanlıkları anlattı

Sonraki Yazı

Wan’ın bir çok semtinde yazılama eylemi

Sonraki Yazı
Wan’ın bir çok semtinde yazılama eylemi

Wan'ın bir çok semtinde yazılama eylemi

Heftanîn’de her iki günde 18 asker ölüyor!

Heftanîn’de her iki günde 18 asker ölüyor!

Manşet

  • Direniyorsam O Halde Varım
  • Rojava Seferberlik Komitesi: Şehit Ehmed Ulusal Birliğin Köprüsü Oldu
  • Özgür Halk Dergisi Dijital Yayına Başladı
  • Şehit Karker ve Şehit Brûsk Anısına
  • Karasu: Rojava Saldırısı Sürece Yönelik Bir Provokasyondur
  • Münster’de CDU Parti Merkezi Önünde Gençlerden Tiyatro Gösterisi
  • KJK: Rojava ve İran’da Soykırıma Karşı Halkların Direnişi Tarih Yazıyor
  • Berlin’de Gençler Rojava Saldırılarını Protesto Etti

En Çok Okunanlar

  • Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    Rojava İle Dayanışmaya Gelen Enternasyonal Gençler Gözaltına Alındı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Yurtsever Genç Kadınlar Öncülüğünde Gever’de Rojava Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Enternasyonalist Gençler Sınır Dışı Edildi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Tevgera Ciwanên Şoreşger Şehit Karker ve Şehit Brûsk’u Andı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Wan’da Yurtsever Gençlerden Rojava İçin Eylem

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • “Rojava Direnişi’nden Kesitler”

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kerkük’lü Genç Rojava Direnişinde Şehadete Ulaştı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Direniyorsam O Halde Varım

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Münster’de CDU Parti Merkezi Önünde Gençlerden Tiyatro Gösterisi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Şehit Karker ve Şehit Brûsk Anısına

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.