Enter your email Address

Pazar, Şubat 1, 2026
  • Kurmancî
  • Türkçe
[email protected]
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojhilat
      • Rojava
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
    • Dergiler
  • Gençlik
    • Genç Kadın
    • Kürdistan Gençliği
    • Öğrenci
    • Avrupa
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Kültür Sanat ve Spor
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Nûçe Ciwan
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Derinlik Analiz

Kadın köleliğiyle bağı sadece cinselliğe sunum şeklinden ibaret değildir – II

07/05/2019 - 0:08
içinde Analiz, Genç Kadın, Manşet, Toplumsal, Tüm Haberler
Reading Time: 6 mins read
A A
Kadın köleliğiyle bağı sadece cinselliğe sunum şeklinden ibaret değildir – II
PaylaşTweetle

HABER MERKEZİ

Aile bu toplumsal bağlamda erkeğin küçük devleti olarak inşa edilmiştir. Uygarlık tarihinde aile denilen kurumun mevcut tarzıyla sürekli yetkinleşmesi, iktidar ve devlet aygıtlarına verdiği büyük güç nedeniyledir. Birincisi, aile erkek etrafında iktidarlaştırılarak devlet toplumunun hücresi kılınmaktadır. İkincisi, kadının sınırsız karşılıksız çalışması güvenceye alınmaktadır. Üçüncüsü, çocuk yetiştirip nüfus ihtiyacını karşılamaktadır. Dördüncüsü, rol modeli olarak tüm topluma kölelik, düşkünlük yaymaktadır. Aile bu içeriğiyle aslında bir ideolojidir. Hanedanlık ideolojisinin işlevselleştiği kurumdur. Her erkek ailede bir hanlığın sahibi olarak kendisini algılar. Ailenin çok önemli bir gerçeklik olarak algılanmasının altında bu hanedanlık ideolojisi çok etkindir. Ailenin ne kadar çok kadın ve çocuğu olursa, erkek o denli güvence ve onur kazanır. Aileyi mevcut haliyle bir ideolojik kurum olarak değerlendirmek de önemlidir. Kadın ve aileyi mevcut haliyle uygarlık sisteminin, iktidar ve devletin altından çekin, geriye düzen adına çok az şey kalır. Fakat bu tarzın bedeli, kadının bitmeyen düşük yoğunlukta sürekli savaş hali altındaki acılı, yoksul, düşkün ve yenilgili var oluş tarzıdır. Adeta sermaye tekellerinin uygarlık tarihi boyunca toplum üzerinde sürdürdüklerine benzer, paralel ikinci bir tekel zinciri de kadın dünyası üzerindeki ‘erkek tekeli’dir. Hem de en eski güçlü tekeli. Kadın varoluşunu en eski sömürge alemi olarak değerlendirmek daha gerçekçi sonuçlara götürür. Belki de kendileri için millet olmamış en eski sömürge halkı demek en doğrusudur.

Kadın tutsaklığı alabildiğine derinleştirilmiştir. Kadın sadece evde çocuk yapmak ve erkeğe en ağır köle olarak hizmet etmekle yükümlü kılınmamıştır; politikaya, spora, bilime, yönetime katılımı yasaktır. Ağır üretim işlerinin hepsine koşturulmuştur. Eflatun kadınla yaşamanın erkeğin soyluluğunu zedeleyeceği görüşündedir. Homoseks bu nedenle de yaygınlaşmıştır. Kadın dışında da kölelik çığ gibi büyümüştür. İlk defa büyük sayıda işsiz köleler yığını ortaya çıkmıştır. Paralı askerlik kurumu icat edilmiştir. Her tarafa sadece mallar değil, köleler de ihraç edilmiştir. Buna karşılık en asalak bir efendiler sınıfı türetilmiştir. Aristokrasi kavramı kazanılmıştır. Sosyal alan parazit sosyal unsurlarla dolmuştur. Burjuva sınıfına en yakın kesimler Grek uygarlığının ürünüdür. Kısacası sosyal alandaki sorunlara daha yenileri eklendiği gibi, eski sorunlar ağırlaşarak sürdürülmüştür.

Aile: Klanın kendisi aile olarak nitelenmese de ona yakındır. Aile, klan içinde ilk farklılaşan kurumdur. Uzun süre anacıl aile olarak yaşandıktan sonra, köy-tarım devriminden sonra (tahminen M.Ö. 5000’lerde) gelişen erkek egemenlikli hiyerarşik otorite altında ataerkil aile dönemine geçildi. Yönetim ve çocuklar ailenin erkek büyüğünün denetimine bırakıldı. Kadın üzerindeki sahiplik ilk mülkiyet düşüncesinin temeli oldu. Peşi sıra erkek köleliğine geçildi. Uygarlık döneminde hanedanlık biçiminde geniş ve uzun süreli aile biçimlerine rastlamaktayız. Daha basit köylü, zanaatkar aileler de her zaman var olagelmiştir. Devlet ve iktidarlar aile içindeki baba-erkeği kendi otoritelerinin bir kopyası olarak rol sahibi kılmışlardır. Böylece aile, tekellerin en önemli meşruiyet aracı konumuna itildi. Her zaman egemenlik ve sermaye şebekelerine köle, serf ve işçi, emekçi, asker ve diğer tüm hizmetler için kaynak rolünü oynadı. Bu nedenle aileye önem verildi, kutsallaştırıldı. Kapitalist şebekeler karın en önemli kaynağını aile içindeki kadın emeği üzerinde gerçekleştirdikleri halde, bunu örtülü kılarak aileye ek yük bindirmişlerdir. Aile adeta düzenin sigortası kılınarak en tutucu dönemini yaşamaya mahkum edilmiştir.

Aile eleştirisi önemlidir. Ancak eleştiri temelinde demokratik toplumun ana unsuru olabilir. Sadece kadını değil (feminizm), tüm aileyi iktidarın hücresi olarak çözümlemeden, demokratik uygarlık ideali ve uygulaması en önemli unsurundan mahrum kalır. Aile aşılacak bir toplumsal kurum değildir. Fakat dönüştürülebilir. Hiyerarşiden kalma kadın ve çocuklar üzerindeki mülkiyet iddiası terk edilmeli, eş ilişkilerinde sermaye (her türü) ve iktidar ilişkileri rol oynamamalıdır. Cinsin sürdürülmesi gibi güdüsel yaklaşım aşılmalıdır. Erkek-kadın birlikteliği için en ideal yaklaşım, ahlaki ve politik topluma bağlı özgürlük felsefesini esas alanıdır. Bu çerçevede dönüşüm yaşayacak aile, demokratik toplumun en sağlam güvencesi ve demokratik uygarlığın temel ilişkilerinden biri olacaktır. Resmi eşlilikten ziyade doğal eşlilik önemlidir. Yalnız yaşama hakkını taraflar her zaman kabul etmeye hazır olmalıdır. İlişkilerde kölece, gözü körce hareket edilemez. Demokratik uygarlık altında ailenin en anlamlı dönüşümü yaşayacağı açıktır. Binlerce yıl saygınlığından çok şey yitiren kadın büyük saygınlık ve güç kazanmadıkça, anlamlı aile birlikleri gelişemez. Cehalet üzerine kurulu ailenin saygınlığı olamaz. Demokratik uygarlığın yeniden inşasında aileye düşen pay önemlidir.

Devam edecek…

Halklar Önderi Abdullah Öcalan’ın Savunmalarından Derlemelerinden

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönderTara
Önceki yazı

Bir Tanrıçanın Ardından

Sonraki Yazı

Özgürlük senin olsun be yoldaşım

Sonraki Yazı
Ölüm orucunda olan Nesrin Akgül’den mektup

Özgürlük senin olsun be yoldaşım

Bir Rejim Beyaz Tülbentli Analardan Korkarsa

Bir Rejim Beyaz Tülbentli Analardan Korkarsa

Manşet

  • Kobanê’de Tıp Öğrencileri Yaralıların Tedavisine Destek Veriyor
  • Kürt Halkı Serhildan Ruhuyla Alanlarda
  • Alevi Savaşçıdan Suriye Halklarına Mesaj: Demokrasi QSD’dedir
  • Kobanê’de Savaşçılardan Direniş Mesajı
  • “Rojava Direniş Kalelerinden”
  • Hesekê’de Direnişin Sesi Yükseliyor: Halk ve Gençler Büyük Bir Coşkuyla Alanlara Akın Ediyor
  • Berlin’de Rojava’ya Dönük Saldırılara Karşı Yürüyüş Düzenlendi
  • Paris’te Rojava için Sivil İtaatsizlik Eylemi

En Çok Okunanlar

  • Bern’de Binler Yürüdü: Rojava’nın Statüsü Sağlanana Kadar Mücadele Sürecek

    Bern’de Binler Yürüdü: Rojava’nın Statüsü Sağlanana Kadar Mücadele Sürecek

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • SON DAKİKA – Hannover’de Yürüyüş Öncesi Polis Baskını ve Gözaltı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • QSD, Direniş Şehitlerinin Kimliklerini Açıkladı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Paris’te Rojava için Sivil İtaatsizlik Eylemi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Amed’de Dem Gençten Rojava Yürüyüşüne Çağrı

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Şemzînan’da Yurtsever Gençlik Öncülüğünde Rojava İçin Meşaleli Yürüyüş

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kürt Halkı Serhildan Ruhuyla Alanlarda

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Berlin’de TCŞ ve TekoJIN Öncülüğünde Toplantı: “Rojava’ya Yönelik Saldırılara Karşı Mücadeleyi Büyüteceğiz”

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • “Rojava Direniş Kalelerinden”

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Berlin’de Rojava’ya Dönük Saldırılara Karşı Yürüyüş Düzenlendi

    0 paylaşımlar
    Paylaş 0 Tweet 0
Şimdi Oynatılan
Nûçe Ciwan

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.

Bizi Takip Edin

  • Telegram
  • Whatsapp
  • Twitter
  • YouTube

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dil
    • Kurmancî
    • Türkçe
  • Anasayfa
  • Haberler
    • Kurdistan
      • Bakur
      • Başûr
      • Rojava
      • Rojhilat
    • Ortadoğu
    • Avrupa
    • Dünya Çapında
  • Derinlik
    • Analiz
    • Röportajlar
    • Açıklamalar
  • Gençlik
    • Öğrenci
    • Enternasyonal
    • Eylemler
    • Werin Cenga Azadiyê
  • Önemli Başlıklar
    • Önder Apo
    • Şehitler Anısına
    • Devrimci Halk Savaşı
    • Kimyasal silahlar
  • Özel
  • Tüm Haberler

Copyright © Nûçe Ciwan 2018. Tüm hakları saklıdır.